Kültür-Sanat:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
Tanıklık mı, kurbanlık mı?

Amerikan sineması, Irak Savaşı döneminde askerliğin farklı kollarına sürüklenmeyi burada ‘Casualty Notification Team’ birimiyle sürdürüyor. Bir askerin ‘şehit düşen askerleri ailelerine bildirme’ görevine atanmasının ahlaki, psikolojik ve iç burkucu hikayesi karşımızdaki. “Haberci” (“The Messenger”), meselesi ve metinleriyle dikkat çekse de yönetmeni Oren Moverman’ın ‘yönetmenlik sanatı’ndan bihaber olması sebebiyle bu potansiyelini değerlendirememiş. Ancak savaşa ideolojik bakışıyla da ilgiye değer bir eser.

Irak Savaşı’nda görevinden dönüp ‘yitip giden’ bir askerin hikayesi. Ancak alışık olduğumuz olay örgülerinden biri yok karşımızda. Post-11 Eylül döneminin gerçek anlamda en yaratıcı fikirlerinden biriyle karşı karşıyayız. En az “Yargısız İnfaz” (“Rendition”, 2007) ve “Görev Uğruna” (“Stop-Loss”, 2007) kadar trajik bir iş kolunu ya da kuralı gözler önüne sermesi özellikle önemli...

 

Savaşta olmaktan daha zor olan nedir?

 

Ben Foster’in vücut verdiği Will Montgomery, gerçek anlamda safkan bir asker. Ancak ülkesine dönünce sakatlığından dolayı Casualty Notification Team’e transfer olan karakterimiz, ‘psikoloji’ ve ‘iletişim’den habersiz izole asker yaşamının dışına çıkma şansı bulur. Ne hikmetse bu sefer de eski sevgilisinin biri ile beraber olduğunu öğrenmesiyle birlikte adeta Andrei Konchalovsky’nin “Maria’nın Aşıkları”nda (“Maria’s Lovers”, 1984) yakaladığı çarpıcı yorumlardan birini izleriz.

 

Zira burada Montgomery, gerçek anlamda Samantha Morton’a ölen kocasının vefatını haber vermekle ya da ‘messenger’lık (habercilik) yapmakla görevlendirilince, bu gözlemlediği olayı içine sindiremez. Bu noktada da vicdan muhasebesi devreye girer ve o düşmüş kadına ‘soyut bir duygu’ ile bağlanır karakterimiz.

 

Metin, yönetmensizliği bir yere kadar taşıyabiliyor

 

Aslında ilk filmini çeken Oren Moverman, muhalif ve iç kıyıcı bir koldan saldırıyor burada seyircinin üzerine. Bu bağlamda da Foster, Morton ve Harrelson’dan alınan performans gücünün iyi işlediğini belirtmek şart. Jena Malone’un da az dakika almasına rağmen bu duruma eşlik ettiğini görebiliyoruz.

 

Ancak damarında saklanan ‘tanıklık mı zor, kurbanlık mı?’ meselesini Hollywood üzerinden incelerken gittiği noktaları bir sinemasal bütüne kavuşturamamış “Haberci” (“The Messenger”, 2009). Zira Moverman için yönetmen demek bir hayli zor. Bu bağlamda da gerçek anlamda bir sinema bütününden ziyade fikir başarısı var burada. Sinemasal açıdan da ‘teatral’ tanımıyla açıklanıp film gramerinden habersiz bir başıboşluk sezilebiliyor. Renklerde ve tempo belirleme zaafında da bu durum hissediliyor.

 

“Haberci”ye bu kalibrede değerlendirilip yönetmenin yaşattığı psikolojik yolculuğu ele alışıyla stüdyolara sıçraması adı altında saygı duyulması gerekir kanımca. Ancak fazla abartmadan elbette...

 

Künye:

 

The Messenger

Yönetmen: Oren Moverman

Oyuncular: Ben Foster, Woody Harrelson, Samatha Morton, Eamonn Walker, Steve Buscemi

Süre: 113 dk.

Yapım yılı: 2009

 

[email protected]

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

'Ünlü tiyatrocu yoğun bakımda' bilmecesi
Ünlü tiyatrocu İstanbul Çağlayan’daki Florence Nightingale Hastanesi’nde yoğun bakıma alındığı...

Haberi Oku