TAVŞANÇALI’DA SEÇİM VE SEÇMEN YAPISI
Tavsancalı’da her seçim bizi yakınlaştırmıyor, uzaklaştırıyor. Siyaset, her zeminde adalet ve ahlaktan ayrılmadığı sürece, toplumumuz kazanacak. Öncelikle seçime 4 - 5 ay süre kala seçim bürolarının halkın tabiriyle seçim odalarının açılması toplumu birleştirmiyor, ayrıştırmaya kıvılcım oluyor. Seçim büroları olmalı seçmene hizmetlerini, projelerini ,yaptıklarını ve yapacaklarını ifade etme yeridir. En iyi yarış hizmette olmalı. Ancak bu seçim odalarının akşam da açık olması uygun değil. Toplumuzu nasıl ileriye götürürüm, geliştiririm ve en iyi hizmeti veririmden ziyade akşamları hizmetler ve projeler konuşulmuyor, nasıl bir oy kaparım tartışmalarına ve ayrılıklara, arkadan çekişmelere meydan oluyor. Sonrasında akrabaların birbirleri arasındaki particilik ayırımı ve aralarındaki tercihi birbirlerine bir saygı olarak görmeleri gerekirken bir ayrışma, husumete çevirmeleri toplumumuzun arasında derin yaralanmalara sebep oluyor. Ayrıca diğer seçim yörelerinde bu tür yerler seçime 1-2 ay zaman kala açılmaya başlandı. Ben X partiliyim sende benim akrabamsın veya yaşça benden küçüksün ve hatta daha da ileri gidip ekonomik üstünlüğünü kullananda var ve o yüzden ‘benim tercihim seninde tercihin olmalı’. Bu tür müdahaleler toplumuzu bölmeye neden olur. Her seçmenin seçme ve seçilme hakkı var. Her bireyin toplumda özgürce oyunu kullanma hakkı vardır. Hak diyorum çünkü burada bireyin anayasayla güvence altına alınmış hakkına müdahale var.
Başarıyı onur olarak görmeyen, hep bardağın boş tarafı ile ilgilenmeye çalışan, ve ‘’neden başardın, başarmaman gerekirdi’’ gibisinden başarılı olanlara sanki bu tür suallerle gidiliyor….son dönemde Tavşançalı’da bazı kişi ve kurumlarda yanlış ve hukuksuzluk aranmaya ve sorgulanmaya başlandı…bunu halkın bilgilendirilmesi ve kamuyu korumaya yönelik değil, yanlışı aramadan ziyade rakibine karşı bir siyasi malzeme olarak kullanmak isteyenler var. Başarılı olan, vatandaşına en iyiyi vermeye yönelik bilgi ve iyi niyet çabası içerisinde olan insanın kolay kolay, yanlış yapacağını zannetmiyorum…ve bu öküz altında buzağı aramaya benzer…şunu eklemeden geçemeyeceğim ; Belediye başkanları ve devlet kademelerindeki diğer kamu görevlileri, atanan ve seçilen herkes için; Yanlışı gördüklerinde bunu toplumuyla ve ilgili devlet birimleriyle paylaşması lazım ve hukuk neyi gerektiriyorsa zamanında müdahale edilip gereği yapılmalı. Kurt misali puslu havayı bekler gibi olmamalı ve bunu kendi bireysel menfaatleri doğrultusunda yer ve zamana göre kullanmamalı.
Başarıyı hazmedemeyen bazı insanlar aslında aklın yaşta değil başka şeylerde olduğunu görmeleri gerekir. Her siyasi atağı bugüne kadar etkili olan ve kendisince kısa vadeli hesaplarla günü kurtarmaya çalışan bazılarının hani belki çekirge misalinde bir, iki, üç ve hatta dörtte de yakalanmaması kendisince başarı olarak görülebilir ama her zaman bunun böyle süreceği anlamına gelmez. Ve her zaman sayısal çoğunluğun olduğu yerde niteliğinde yüksek olduğu anlamına gelmez. Başka bir açıdan, ortalama 8-10 bin gibi vatandaşı temsil edecek birinin 120-130 bin civarında vatandaşı temsil eden birine galebe gelmesi halinde, bazılarını ve seçilenin konumunu sorgular hale getirir. Aksinin olması halinde toplumla, halkla, gelenekleriyle ve daha da önemlisi inanç yapısıyla uzlaşmayan partiyi ve partinin yerel düzlemdeki temsilcilerini sorgular hale getirir. Hangi partiden olursa olsun ve hangi düşünceye sahip olursa olsun, Halk eğer bir insana güvenip oyunu vermişse ve o seçilen şahıs da kalkıp seçmenine yanlış yapmışsa bunu seçmenin onda ki bir hakkı olarak görmek gerekir çünkü halkına karşı samimi olmayan duygu ve düşüncelerle gelmiş, seçmenini aldatmaya ve kandırmaya yönelik harekettir.
Siyaset ahlaktan ayrılmamalı, ayrıldığı noktada her şey mübahlaştırılır. Tavşançalı’da seçimlere, duyguları ile hareket edeni değil aklı ile hareket edeni görmek gerekir. Toplumda genelde Futbol takımı değiştirir gibi parti değiştiriyorlar denir ancak futbol takımı bile kısa bir süre için değiştirilmiyor. Maalesef kısa vadeli menfaatler, çıkarlar, inatlaşmalar ve çekişmeler vatandaşların Partilerini değiştirmesine sahne oluyor. Düşmanına kötü söz söyleme, gün olur barışırsınız ve dostta olabilirsiniz.. Geçmişte Siyasi rakibine hakaret, iftiralarda bulunanların bugün aynı safta olmaları düşündürücüdür. Toplum bunları çok iyi tanıyor, sürekli bu rolleri seçim zamanlarında oynarlar ve karakterlerini biraz daha belirginleştirirler. Bizden olmayan, partimizden olmayan bizim dinimizden değil gibi çirkinlikler yaşanıyor. Kim kimin tekeline giriyor…Tehlikenin farkında mısınız? Yakında aforoz görevlerini alanları görürseniz şaşmayın… hayata dair umutlarınız hep canlı kalsın….selam ve sevgiyle...
Not: Adaylardan ricamız ses kirliliğine hayır deyin, birlikte karar alın, çevreyi rahatsız etmeyiniz. Duyarlı davrananlara şimdiden teşekkür erdim.




