Yazarlar:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
Seni Anlatabilmek Seni Halepçe!

Rivayet edilirki sevgili Halepçe, Japonyada her bir Japon genci liseyi bitirmeden önce mutlaka Hirosima veya Nagasakiye götürülüp, atom bombalarinin yaptigi yikici tahribat gösterilip söyle deniliyormus: “Eger cok caliskan ve azimli olmaz iseniz güclü olamazsiniz, eger güclü olamazsaniz, sizinde basiniza, dedelerinizin basina gelmis olanlar gelebilir.”

 

Onun icin sevgili Halepçe, seni anlatmak gerekir her bir Kürdün bilincaltina. Gelecegin kürd analari, babalari, sevgilileri, yigitleri, külhanbeyleri, firarileri, kus ucmaz koyaklardaki köylüleri, sokak eskiyalari, beyefendileri, hanimefendileri anlamali ve anlatmali sonraki nesillere.

 

Dönup bakiyorumda basimiza gelenlere ey Halepçe, ve anliyorum ki seni ne anlayabilmis ve ne de anlatabilmisiz. Alnini evinin esigindeki tasa dayamis dedenin kucagindaki torununun acik gözlerine sinmis umutsuzlugu anlayabilseydik, baskalarindan umut dilenmek yerine, özgürlüge olan inancimizin sarp kayaliklarinda oturup ve basimizi iki elimizin arasina alip, “biz nerede yanlis yaptik” diyebilmeliydik ey Halepçe. Bunu yapmadigimiz sürece sucluyuz ey halkim. O masum kizi ve dedesini ne napalm bombalari, ne sarin gazlari ne de Saddam ve usaklari öldürdü, onlari bizim bu vurdum duymazligimiz, bu kayitsizligimiz, ileriyi göremeyen liderlerimiz, kardes kavgasina düsmüs partilerimiz, halden anlamaz yöneticilerimiz, Sivan'dan Halepçe stranini dinlemeyi yasaklayan adaletsiz televizyonlarimiz öldürdü.

 

Öldürdük sonrada oturup ölülerimizin basina agladik. Bu sadece basit bir ikilem degil, bir basiretsizliktir ve ikiyuzlülüktür ey kavmim.

 

Sen rahat uyu ey Halepçe, bizim ise uykularimiz simdi bölük pörcüktür ama görüyorum silahini kusanmis, pusisini baglamis erkekler ve kizlar geciyor ruyalarimizdan  ve uzun saclarini arkadan baglamis silahli kadinlardan biri gecenin en koyu zamaninda  yaklasarak grubun en basindaki silahli adama soruyor, “ Heval, Ci qes ma ji Halepçera?”

 

Brusk Baran

Email: [email protected]

…..

 

Cellatların Eskimediği Çağdır Halepçe

ah sevgilim
güzel yurdum hiroşima,
nagazaki halepçe
adını çiziyorum yüreğimin her atışına
bir peşmergenin hüzünlü mektubu kadar yalnız
kürdçe bir şarkının yanık ezgisi gibi
destanlara sığdıramıyorum seni
şu korkunç
yirminci yüz yılın sonuna doğru
baltaların ve giyotinlerin antikalığında
ve cellatların eskimediği
şu korkunç çağda
benim babam
babamın da büyük babası
onları güllerle karşılayıp
genç kızların sevdalarını
kekik kokan dağlarımdan
kınalı sevinçler taşıdılar
oysaki onlar
tanrısal korkularıyla
cehennemi taşıdılar toprağımıza
ve
her gün kanımızı akıtıp
kendi şehirlerini büyüttüler


şimdilerde yoktur yağız atları hükümdarların
yoktur kanlı kılıçları
gaz bombaları yakıyor gözlerini çocukların
çığlığa kesmiş gök yüzü
bir adım
bir adım ötesinde
susuyör dünya bedirxan
ağıta kesmiş belleğim
şair yüreğim
soyle bedirxan
niçin sevinçlerimiz
ah sevinçlerimiz
hep böyle yaralı
hep böyle ağuludur bu ülkede

Metin ESEN

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

KADINLAR İKİNCİ SINIF VARLIKLAR DEĞİLDİR
KADINLAR İKİNCİ SINIF VARLIKLAR DEĞİLDİR

Haberi Oku