Dünya zulüm tarihinin en çok kandırılmış, en çok zulmedilmiş ve en çok fıtrattan gelen değerleriyle bile oynanmış halklarından biridir Kürtler. Ne hazin bir tarihtir ki Kürtleri düşman bilenler İslamın ümmet anlayışını bile Kürtlere karşı kullanmaktan çekinmememişlerdir.
Kürt özgürlük mücadelesinin yani Kürt çocuklarına daha yaşanılır bir dünya bırakma mücadelesinin en zayıf halkası kürtlerin dini duygularıdır dolayısıyla dini bütün diyebileceğimiz Kürtlerdir. Birkaç istisna dışında herzaman kendisine “Hepimiz elhamdülillah müslümanız” diyen Kürt karşıtı güçlerle işbirliğinden kaçınmamışlardır bu insanlar.
Çoğunun özde değil şekilde müslüman olduğunun adeta kanıtıdır aşağıdaki ayet. Çünkü bu ayet islamcı bir Kürdün bu mücadelede tam olarak nerede durmasını gerektiğini göstermektedir.
Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?
(Nisa Suresi, 75)

Evet ayet zalim bir ülkede zulüm görenler için yapılacak tek şeyin onlar için savaşmak olduğunu açıkça belirtmektedir. Biz bu savaşmak kelimesini her türlü mücadele olarakta anlayabiliriz Kuranın evrensel ve zaman ötesi mesajına binaen. İslami itikatta bu mücadelenin en küçük şekli eğer savaşmaya gücünüz yetmiyorsa kalben olanları ret etmektir.
Kürt karşıtı güçlerin hepsinin müslüman olması, islamcı Kürtlerin bu kurtuluş mücadelesinde ki rolünün önemini göstermektedir. Zaten karşı güçlerinde bu tür insanları daha çok kullanmasının nedeni onların bu önemlerinden kaynaklanmaktadır.
Kürt mücadelesinde tüm kürdi hareketlere sosyalist diye karşı çıkanlar, Filistinde sosyalist El Fetih hareketini desteklerler. Çoğu bu ikilemlerini görmeyecek kadar da dünya denen geçici barınakla hemhaldir. Sırf sosyalist diye Kürtlerin yaşam mücadelesine uzak durmak Muhammedi bir yaşam tarzı ve mücadele yöntemi olamaz çünkü o nur rasülün Hendek savaşında yahudiler ile işbirliğine (Hendek kazmak için alet ödünç alınmış ve ortak bir anlaşma imzalanmıştır) gittiği düşünülürse (hernekadar Ben-i Kurayza yahudileri anlaşmayı bozmuşsalarda), gerektiğinde zalim ama güya müslüman olanlara karşı diğer ortak payda güçleriyle birlikte hareket edilebilineceğini göstermektedir.
Bediüzzamanı anlamazlar ve onun Kürtler için yapmak istediklerini bilmezler ama Bediüzzamanın Kürt tarafını öldürmek için elinden gelen herşeyi yapan Gülen hareketini herşeyleri ile desteklerler.
İslamın ümmet anlayışında bir kardeşin bir kardeşi sömürmesi yoktur. Bu zulümdür ve ahlaksızlıktır. Bir kardeşin herşeyi varken öbürünün herşeyden mahrum bırakılması yoktur. Bu izansızlıktır ve açgözlülüktür. Kürt çocuklarının dilsiz, kültürsüz, annesiz, babasız ve kardeşsiz bırakılması dinsizliktir ve onursuzluktur.
Gerçekler bu kadar açık ortada iken hala Kürtlere ufacık bir yardım için parmaklarını oynatmayan ve oynatanlara karşı çıkan şu sözde namaz kılan islamcı Kürtleri galiba en iyi yine O zatı zül-celal anlatıyor bize, buyrun;
Dini yalanlayanı gördün mü? İşte yetimi itip-kakan, yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur. İşte (şu) namaz kılanların vay haline, ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar, onlar gösteriş yapmaktadırlar, ve 'ufacık bir yardımıda' engellemektedirler. (Ma'un Suresi, 1-7).
Brusk Baran
E-mail: [email protected]




