- Hasta ruhsal savunma mekanizmalardan kendimi arindirip ( inkar etme, basini kuma sokma vs . defence mechanism) gercegi kabul ederek (acceptance) ,
- kimseye karsi asagilik duygusunu tasimadan Icimdeki kucuk cocugun özgurluge giden yolu yaziyorum
- Kimisi rivayet, kimisi gercek bilsin. Biz cocuklarin halleri böyleydi
”Mutlu cocuklar mutlu nesiler, mutsuz cocuklarda mutsuz nessiler buyutur”
- Bugun berarber aci ceken cocuk suruleriylen bir daha gezintiye cikalim, nedersiniz. Bu seklide kendimizide tanimis oluruz.
- Herkes gibi hayataki cektigim acilardan, yaptigim hatalardan sonra en buyuk iki hocam dan birisi olan Sokrates( yaklasik 2200 yil önce yasadi) mutlulugun sirrini söyle aciklamisti ” Mutlu olmak icin kendini tanimalisin ” ikinci hocam Yunus Emrenin dediklerinide bu alanda yorumluyorum”Bir ben var benden iceri” .Benden icerideki benliginizle sizi bulusturmaya calisiyorum aslinda. Aci ceken benliginizle yani icinizdeki cocukla tanismadikca, özgur ve mutlu olmaniz cok zordur, bilincalti bir huzun uzuntu kaplar icinizi tarif edemezsiniz. Yazimin sonunda icinizde aci ceken cocuga özgurlugunu vermeniz icin basit ama etkili bir metod sunuyorum. Aslinda anlatacagim her sey bilinclendirme metodur. Duygu, dusunce, inanc, eylemlerimizin bilincidir.
- Yeryuzundeki canlilarin icinde sizifren (deli) olan tek hayvan insandir.Bu soruyu psikiatride bir cok klinik psikiloga, uzmanlara, tip doktorlarina sordum hic kimse cevap veremedi, bir temizleyikci kadin cebap vermisti. Cevabi suydu” Obur hayvanlarin bizim gibi dilleri yoktur, insanlar kötu cumleler kulanarak birbirlerini hasta edebilir demisti”. Hani bizde bir kurt halk sözu vardir birisine 40 defa deli de, delirir aslinda 40 defayi bilmem ama bir kac defa kisi asagilanirsa kendisine guvenini yitirir o duydugu laflarda aklina geldikce, insanlarla iliskilerini kesmeye baslar vs. Yani kulandigimiz kelimeler kendi icinde muthis bir yikici yada gelistirici guc barindirir. Önceki yazilarimda sadece duygulara yuklendim burda dile yuklenecegim. Kulandigimiz cumlelerin kelimelerin nekadar tehlikeli oldugunu hata felaketlere yol acacagini.
- Arastirmacilara göre her isnan yasantisinda mutlaka en az bir defa deprasyona duser, buna ragmen her turlu kötu sartlari yasayipta ruhsal hastaliga dusmeyen insanlarda var. Onu bir baska yazimda anlatmaya calisacagim. Daha önce bir kac yazimda kendi cocuklugumu , baskalarinin cocukluklarini yasantinin icinden teoretik bilgilere dayandirmadan yazmaya calismistim.
Ok ! sesinizi duyar gibi oluyorum teori yeter:
- Cocuk bizim gibi cogulcul toplumlarda hem her seydir hem hic bir seydir. Hem cocuk sahibi olmak icin insanlarimiz her seylerini verirler hemde asagilarlar. Cocuk olmak bir felakettir, hem suctur hemde gururdur(cocuk seviliyormuyum, suclumuyum celiskisi icinde gidip gelir).
- Kapiyi kilitledinmi? Kilitledim? Bir daha bak? Kilitledim? Bird daha bak kapiya esek sipasi daha konusuyor suna bak…..cocuga kendi gözlerine, duygularina inanmamasi ögretilir, cocukta olusacak kislik bozuklugunda ilerki yaslarda, kendisine gözlerine inanamayan, kapiyi kilitlerken; defalarca geri dönen bir daha dönen, ” ya kapatmamissam ya hirsiz girmisse” yani gözlerinin önunde felaket senaryolari canlanir, kontroll hastaligi olusur , her seyi kontroll etme hastaligi en sonundada hasta bir ALISKANLIK haline gelir hayat böyu devam eder, ellerini dafalarca yikar vs( mecburiyet neurozlari-Obessiv Compulsive kisiliik olusmaya baslar)
- Tornavidayi penseyyi mmgtreimmmdinmi (son cumleden tabbiki bir sey anlamadiniz, buna anlasilmayacak sekilde erkekce morundanma denir, tas devrinden kalma ögrenilmis bir davranis sekli olabilir). Isteklerinde ne demek istedikleri beli olamyan buyuklerin isteklerini cocuk anlamayincada bir daha sormak ister ama azar isitecegi ihtimalinin yuksekligini bilen cocuk bir daha sorsam dayagi yerim, sormasam dayagi yerim, korkular icinde gidip gelir. Bu yillarca böylsesine devap edip giderse celiskili kisilik olusur , korkak , istedigini söylemeye cesaret edemeyen hale gelir, bir suclu gibi konusurken hep yere bakar. Buyuyuncede nedemek istedigini anlatamaz cumleler kopuk kopuk olur, hep bir korku vardir icinde , insanlarin gözlerine bakamaz. Yada sinirli, bagiran, herkes uzerinde karar veren bir karakter bozuklugu sergiler yada herkesi mutlu etmeye calisan hayir diyemeyen kaybetmekten korkan köle bir tur köle olusur(mazoist)).
- Cocuk dövulur , gerekirse dayak atilir, sasiran zavali cocuk ne yapacagini bilmeden, bir daha dayak yememek , azarlanmamak icin, her denileni yapar: Gene olmaz, felegini sasiran cocuk ya sinirli konuma girer yada sesizlige: Sinirlense dino sinirlenmese ”gejo” ettikettini alir (karasiz , bagimli yada bagimsiz kisilik olusur, kendisine guvenmeyen – kararlari verirken baskalarina ihtiyac duyarlar).
- Cocuklari zamanimizda asagilamak icin” ayni dayisi hic bir seye yaramaz derlerdi” bunu bir cocuga söylerken aslinda hic farkinda olmadan bunu söyleyen kisi kendisine kufretmektedir, cunku cok buyuk bir ihtimalle kendiside dayidir. Basimiz önumuzde bir suclu gibi uzuntu icinde bir ise yaramaz dusuncesine kapilirdik( ben olgsu sekilenmeye baslar, ben bir seye yaramam-deprasyonun temeleri atilir)
- Ah o ögretmenler yokmu onlar, isimleri ustunde ya ögretici. Ögretmenlerin en buyuk egitmenligi cocuk dövmekti. Yani siddeti idealestirmeyi ögretmenlerde pekistirdi. ince uzun sopalari vardi, parkmak uclarimizi birletiririp sonra uclarina ust uste, ust uste vururlardi, öyle aci hisserdikki , aglamayacaktikta: Kucuk cocuklar iki buklum parmaklari bacaklarinin arasinda gözyaslarini hickiriklarini tutarak yakasi ters dönmus önluklariyle siraya gecerlerdi. Basini sira tahtasina dayasa , hickiriklari duyulsa bu seferde ögretmen basina vururdu( ezik, korkak, isteklerini söyleyemen, yada anarkist kisilik olusur).
- Bazi ögretmenlerin yöntemleri farkliydi, orta parmaklariyla cocuklarin tam kafalarin ortasina yapistirilardi. Disarda okul disinda, hafta sonu görulsek butun hafta korkular icinde okula gidersem ögretmen ne yacak diye korkardik( korkak – istegini söyleyemeyen kislik olusumu). Bir cok cocuk korkudan bu sekilde cezalandirmalari yuzunden ya siniflarda kalmislardir yada ilkolkudan sonra okula maglasef gitmemislerdir( insan mutlu oldugu yerde kalir).
- Birde sinifta kalmalar vardi tembel ettiketi yiyen cocuk o aciylan arkadaslari arasinda yasamak zorundaydi. Kisinin kendisine olan guvenini yitirmede nasil bir felaket metod öyle degilmi?. Gecenlerde cok deger verdigim bir arkadasima sordum hic sinifta kaldinmi diye ? evet dedi. Neden? matematigim kötuydu , ama olurmu ben ortaokuldan matematiginin cok iyi oldugunu hatirliyorum. Hayir ilkokulda 2ci sinifta kaldim kabullenemedim, ondan sonra hep matematige calistim en iyilerinden oldum. Ama arkadasim 40 yasinda hala bunu gözleri yerde utanarak anlatiyordu.
- Cocuklar harcsizliktan yazlari harmandan gelen kamyonlarin motorlarin arkasinda suruklenirlerdi biraz bugday alip satmak icin . Bir cok cocukta dusup agzi burnu kan icinde kalir , birde kendisini gören kamyoncu girisirdi onlara eve geldiklerinde ise dayak yerlerdi( Suclu-hirsiz kisilik belirlemesi)
- Bazilarida inaki yoldan gecen koyunlarin sirtlarinda yun yolayip satarlardi( kendi basinin caresine kendin bak gelisimi, yani kendin pisir kendin ye gibi bir sey!!)
- Cocuk utandirilir,hastalik derecesinde utanma ögretilir, cunku hastalik derecesinde saygili utangac olanlara ”bak ne kadar terbiyeli massallah” denir. Utanma duydusu cocugun icine öyle islenirki cocuklar ilerdeki yaslarindada her yaptigini kendisi kontroll altina alimaya calisilir, köle olur. Bu sekilde hastalik derecesinde bir tur kisilik olusur ( cocuk kontroll edilmistir)
- Tek aferin aldigim zamanlar namaz kilarken dua okurken olurdu. Aferin benim oglum masalah dindar olacak( ideal kisilik belirlemesi). Kuran kursuna gitmek bana zor gelirdi yani arapcayi anlamadan ezberlemek zordu, hocada beni carsida yakalatip ayaklarimin altina bir kac yumusak dayak atti öbur cocuklarin önunde( Utandirilmak en buyuk cezadir, socil fobi olusmasi)
- Cocuk kuzulara gitmeli, bahceyi sulamali, top oynamamli, oyun ayiptir, suctur(gene suclu). Cizgi filme bakmak ayiptir, zaman kaybidir(gene suclu). Bisiklete binmek zaman kaybidir calis zaman az ( sucluluk-asigilik duygusu-her yaptigi seyde dogru yada yanlis dusuncesinin getirdigi rahatsizlik - Mukemelcilik). Dusse ismi kirli pasakli olacak, calismasa top oynasa ismi tembele cikacak, öylede renkli basilmis ettiketlerimizde cokki( karakterini belirlediler). Babalarimiz utangac sinirli olurdu hep, cocuklarini öpmemek sevmemek maziyetti gelenek haline getirilmisti( cocukta buyudugunde duygularini anlatamaz, duygu fobisi olusur).
- Tavla oynama gunah, islik calma seytan gelir, turki söyleme ayip, ayaklarini topla dogru otur, sinemaya bakma gunah, kadin erkek öpusurken yuzunu öteki tarafa cevir tövbe estafurullah. Bir arkadasim vardi öyle anlatilar bana, bir gun babasinin kendisine teslim ettigi dukkani birakip tavla oynamaya gitmisti.Ne yapsinki, cocuk kucuk yasta isletmecilik yapiyor oyun oynamak geliyor icinden. Zavali arkadasim demekki tavlaya okadar odaklanmiski, arkasinda duran babasini görmemeis , birisi kendisine ”S” baban arkanda demis oda ”ben babami bilmem ne yaparim” deyince okey tahtasini kafasini ta ortasindan yemisti, sonrada suruklenerek öbur cocuklara ibret olsun diye dukana göturulmustu(saygi terbiye siddetten gelir belirlemesi). Simdi ismini vermiyeyeim arkadasim utanmasin. Ama bu arkadasim inadina inadina intikam alircasina baska bir gun ayni davranisi tekrar sergilerdi.
- Calis caliskan ol baskalarinin cocuklarina baksana, tövbe tövbe . Ilerki yaslardada kendisini hep baskalariyla karsilastirir , ya cok hirsli yada nekadar basarilida olsa kendisini hep basarisiz bilir. Basarisizda olunca deprasyona girmemesi imkansizdir(karakrer neurozlari).
- Ortaookul lise yillarinda kizlarla konusamazdik halbuki hepimiz cocukluk arkadasiydik cocuktuk, kardes gibiydik, konusmak istesek dilimiz tutuluyor gözlerimiz donup kaliyor. Ellerimizin bagi cözuluyor utaniyoruz, kizariyoruz konusamiyoruz( iki cinseyet arasina görulmemis bir duvar örmusledi. Konussak sanki hepimiz sucluyduk Bir Izzet arkadasim vardi, hic öyle seyleri dusunmezdi öyle korkulari yoktu. Kendisini cok kiskanirdik.Oda bize hava atardi( Kadin fobisi).
- Liseden sonra H arkadim ve bir kac arkadasla beraber Ankaraya gitmistik birden kekeliyen arkadasim ” nerelisin y…” dedi kiza kizda ona dönup ”tukurup hayvan ”deyip gitti . Karsi cinsiyete nasil yakalasilacagi yasaklarla ögretilmisti bizlere nasil yaklasilacagini bilmiyorduk, buyuk cesaret isterdi kahraman olmak gerekirdi , karsi cinsle konusmak icin. Arkadasim bize nasil kahraman olunacagini gösterecekti olmadi, butun tatilimizi ona gulerek gecirdik( kadin fobisi olusurdu- öyle bir fobi tanimlamasi yok ben kendim bunu ekliyorum)
- Ankarada yuzuncu yildaydik bir evde 8 kisi kalirdik, hepside 18 -19 yaslarinda arkadaslardik, bir gun bizim dairenin tam karsisinda bir kadin birde bir erkek öpustuler , bunu gören arkadasimiz kurtce odasindan bagirdi gelin durum bundan ibaret diye, hepimiz kostuk , sekiz kisi seyin trene baktik ama öpusmeleri bitmisti, yani sadece bir öpucuktu . Gözlerimiz fal tasi gibi acilmisti yani hepsi buydu. Bu muthis bir olaydi(yasakli kendisine guvenini yitiren tavsancali gencligi) bu manzarayi kacirmamk icin 8 ci kattan dusebilirdi(cinseligi gunah, suc ve ayip görmek).
- Mukemel olmaliyimki insanlar beni hep sevsin, herkese evet demeliyim, insanlara herseyimi vermeliyim, herkes beni sevsin, herkes beni saysin benden bahsetsin, kim seyi kirmamaliyim, hep yakisikli, guzel görunmeliyim, hic hata yapmamaliyim, hic uzuntulu görunmemeliyim. Dikkat edin hep bir mecburiyet sartlanma var. Kulandiklari sözcuklerde hep mecbur, hepsi, herkes, zorunadyim gibi kelimelr var . Kulandiginiz cumlelere dikkat edin eger bu saydigim kelimelerden cok kullaniyorsaniz kendinizi cok rahatsiz ediyorsunuz demektir. Bu tip insanlarin sayisi az degildir,bu insanlar cok fedakar olurlar cok sevilirler cunku haksizliga ugradiklarinda, haksizliga ugradiklarini söylemezler, haklarini savunamazlar. Sinirleri bozulur ama göstermezler( passiv –aggresive kisilik olusur) eve geldiklerinde ya cocuguna, ya esine yada is yerinde iscilerine bagirirlar sonrada sucluluk duygusuna kapilirlar.
- Birde hani su kendisine asik olanlar varya, en uclarda olanlar, en guclu benim en guzeli benim, bak bak vallaha bana bakiyorlar, bak nasilda mukemel görunuyorum, hep baskalarina alay edip kendilerini buyuk gören tipler. Bunlar aslinda kendilerine guvenlerini yitiren , kendisini cirkin gören yani kucuklugunde cok negativ kelimeler duyan cocuklardir . Yani kedisini hastalik derecesinde övererk deprasyondan , asagilik dusuncelerinden kurtarmaya calisir(Narcissist- kendisine asik kisilik olusur). Bunlardan bazilari intihar egilimli olurlar , hemen kusen, bir lafi gunlarce kafasina takan, en kucuk elestiriyi kendisine buyuk saldiri olarak gören insanlar olurlar (Borderline).
- Dayak yemek icin cocuk cesitli hasta savunma mekanizmalari gelistirir bunlarin basindada yalan gelir, her turlu oyuna bas vurarak siddetten kacmaya calisirlar, buyuklerinden sevgi kelimesi duymak icin yalan söylerler( Mytoman –kisilik bozuklugu olusur).
- Cocuk hamaldir, köledir, evin gelecegidir, tabi birde balarimizizn anelerimizin gelecegimizin icin planlarida bulunmaktadir. Evlenilecek kiside belidir(gelecegin sigortasi- böyle bir hastalik tanimlamasida yoktur ).
- Oglum ögretmen, muhendis, doktor, memur olacak. Bu okur okur, benim yapmadigimi yapar bu sekilde cocuk sartlandirilir . Cocuk buyudugunde basarmayincada kendisini asagilamaya girisir, kendisine örnek gösterilen kisilerede altan altan kindar kesilir. Birakin allah askina her cocuk bir yetenekle zekayla dogar, önemli olan cocugun o yetenegini bulup onu o alanda yetistirmektir öyle degilmi?
- Kizlar daha cok aci ceker, kiz ayaklarini topla, kardesine bak camasirlari yika. Ezik, kendisine guvenini yetirmis kadin tipleri olusturulur ( ideal kadin tiplemesi)
- Kadinlarimiz hakkinda baska zaman yazmayi dusunuyorum( analara kiymayin efendiler) hakklari nasil gasp ediliyor hemde kendi yetisdikleri tarafindan. Kadinlarimiz fedakar, caliskan , namuslu, her biri bana bir altin parcasi. Birde hala feminizm felaketinden haberleri olmadan yasiyorlar ne buyuk bir mucize!!!!.
- Inaniniz devam etsem psikatrideki butun hastaliklari buraya yerlestiririm, aslinda nekadar sevgiye muhtac hic buyumeyen cocuklariz degilmiyiz cocuklar sadece bunu duysalardi ”oglum, kizim, canim ne iyiki dogdu, n dogumunla bizleri mukafatlardin, ne iyiki dogdun kelimelerini duysa, annesi yada babasi böyle yanaklarina dokunsa saclarini oksasa. O cocuklar ceylan gib imutluluktan susuzulurler, inanizki daha az hasta olurlar.
- Iste mucizede bu. Guzel bir kac söz , cocugumun zaman ayirdim aglum kizim, haftada uc gun geceleri saat 7-8 arasi senin saatin ozaman seni dinleyecegim beraber problemlerini cözecegiz babana yada annene seni uzen ve mutlu eden seyleri anlatacaksin. Zaman zamanda kucuk cocugu guzel sözlerle, hediyelerle, gezintilerle ödulendirilerek , saglikli aliskanliklar nesiler yetistirmis oluruz. Bunu basarmak icinde dilimize, dusuncelerimize, duygularimiza dikkat kesilmeliyiz(medvetenhet- Conciousness). Bunu yapmak bu kadar zormu?
- Sadece guzel evler degil, önemli olan cocuklarin ic dunyalarindaki evlerini bahcelerini kurmalarina yardim etmektir. Bunuda cocuk kendi odasinda dunyasini olusturarak baslar. Mutlu cocuk cogu kez guzel bahceli resimler cizer annesi babasi hep ordadir el elle tutusurlar. Mutsuz cocukta cogu kez mutsuz sekli belirsiz renksiz siyahlarla boyanmis resimler cizer kaos vardir resimlerinde. Birileri resimde hep eksiktir, resim karma karisiktir.
- Bizim toplumsal bir handikapimiz var: Hep nasihat veririz, hep akil veririz, tabbiki nasihat vermenin iyi yönleri var ama nasihat vermek cok tehlikelidir: Nasihat vermek bilinc altinda kendisini buyuk görmek, kendisine asik olmak, nasihat verdigi kisinin gucune inanmamaktir aslinda. Psikoterapi seaslarinda nasihat vermek suctur , hasta terapisti sikayet ettiginde onun lisansi tehlikeye girer.
- Unutmayin saz yada piano calmayi bir gunde ögrenemezsiniz. Yani alistirma yapmaniz gerekir. Yazimi okuduktan sonra eger icinizdeki cocuk aci cekiyorsa derin bir nefes alin 3 defa yavasca derin nefes alip verin , rahat bir yere oturun, kendinizi guvende hissetikten sonra gözlerinizi kapatip yavasca cocuklugunuza gidin, o cocugun buyudugu yere yani buyudugunuz eve girin saygilica kucuk cocuga sorun seni dinlemeye geldim deyin: senin aci cektigini biliyorum, o aci ceken cocuga hic nasihat vermeden, sadece dinleyin , ona sevgi gösterip ona haksizlik edildigini söyleyin. Sadece dinleyin her seyi hatirlayin Sonrada o icinizdeki cocuga ” seni kendimle alacagim, benimle geleceksin, bi daha seni kimse uzmeyecek diyeceksiniz. Cocugu kendinizle alip onu hep övun benliginizi yeniden olusturun.
- Not: Insanlarimiz deprasyonlarini, ruhsal hastaliklarini tedavi etmek icin cogu kez ilaca basvurular, ilac beyindeki kötu anilari silmez öyle bir ilac yok, ilac beynin fonksiyonall duzeni saglar. Bazan ilac tedavisi ve psikoterapi ayni anda devreye girmeli. Insanin sartsiz guvenecegi iki dostu olursa onlarla kendisini guvende hisserse bu inanizki deprasyon ilacindan daha etkilidir. O gun birarstirma okudum,insanlar lottolardan miljonlar kazandiginda 6 ay cok mutlu oluyorlar 6 aydan sonra mutluluklari ayni sevyeye geliyor. Gunahi arastirmacilara mutlulugun %15 -20 si para % 35-40 dostluktan guven duygusundan gelmektedir. Bugun mutlulugun formulunu yazmasam olurmu? Baska zaman nedersiniz?
Hepinize guven dolu sartsizca dostca selamlar.




