Birazdan..Evet birazdan yarılacak gök.Dağılacak ömrümüzün kara bulutları ve uyanacağız zamanın sersem derin uykusundan. Koca kapılı bir bahçeden gireceğiz içeri. Bu bahçe bizim bahçemiz.Gurbetin o soğuk zemherisinde anne kucağından daha çok özlemini duyduğumuz yer.Bu bahçe yeryüzündeki tüm tarihi mekanlardan bize daha çok huzur veren ;Anadolu bozkırında güllerin açmadığı;ama yüreğimizin Gülistan'ı,yeşilsiz,gülsüz lise bahçesi..
Birazdan..Evet birazdan güneş doğacak göğün yarıldığı yerden.Zaman, ilerleme inadından vazgeçecek.Geriye alınacak tüm saatler ve yeniden yerine konacak koparılan takvim yaprakları.Annemin yıllar sonra öğrenebildiği belki de hiç öğrenemediği ütüsüyle ütülenmiş pantolonum,gömleğim duracak askıda.Araya uzun yıllar değıl sadece bir hafta sonu girmiş gibi giyineceğim.Ve gireceğim içeri hasretimin Gülistan'ı bahçeden..Tüm kızların gözü üzerimde olacakmış ihtimaliyle,utangaç bir tavırla yürüyeceğim sonra,belki heyecandan ayakkabımın çözülmüş bağcığına basacağım,belkide takılıp düseceğim ;damdan düsercesine sevdaya düşmek gibi.Mevzu sevdadan açılmışken biraz da sevda ekleyelim bu özlem yazısına. 'Sevda kavuşamamaktan,ayrılıksa özlemekten ibarettir' der şair.( hangi şair olduğu aranmasın bunu diyen de benimdir)...Bundan dolayı o bahçede yaşanmış binlerce platonik aşkın hatırına, bu yazıda sevdanında yeri olmalıdır.
Okul bahçesinden içeri girdiğimizde tüm kızlar bize bakıyor diye düşünürdük.En azından aşık olduğumuz kız bakar ihtimaliyle heyecanla yürürdük..Bir yandan bakmayacağını da bilirdik aslında.Bilirdik ama yine de avuturduk kendimizi.Avunmak bile güzeldir sevdada; acı çekmek kadar..
Okulun en güzel kızına aşık olma zorunluluğu vardı sanki. Bizde vurulmuştuk okulun en güzel kızına..Ama her nedense o hep başkasına aşık olurdu.Okulun en yakışıklı erkeğine mı aşık olurdu okulun en güzel kızı,bilemiyorduk..Çirkinlerin sevda yaşama hakları yok muydu? Leyla güzeldi,Mecnun ise yakışıklı. Tabi çirkinsen ne Mecnun olma hakkın vardır ne de Leyla.Tüm aşk filmlerinde olduğu gibi başrollerde hep güzel kızlar,yakışıklı erkekler olur. Çirkinler güzel sevdalar,güzel duygular yaşamaz mıydı yoksa?
Okulun en güzel kızının ne bizden ne de sevdamızdan haberi olurdu. Belkide adımızı bile bilmiyordu.Bir güzeli, bir meçhul adam seviyordu işte. O yüzden gayr-i meşruydu sevda. Uzaktan bakıyorduk sadece. Bakışıyorduk değil, tek başına karşılıksız bir eylemdi bu ;bakıyorduk.Alabildiğine meçhul, alabildiğine platonik ve alabildiğine gerçek. Hiçbir zaman cesaretimizi toplayamıyorduk,hep kaybedeceğimizden korkuyorduk.Oysa şimdi tümden kaybettik.Platonik, ağzı açılmamış bir sevdamızda yok artık,onun içindir ölümü yaşamdan daha çok düşündügümüz. Onun içindir şarkı listelerimizin başındaki ağıtların varlığı,onun içindir eski günlere bu kadar özlem duyduğumuz...
Birazdan..Evet birazdan zil çalacak,toplanacağız o yeşilsiz kahverengi bahçede. Okul müdürü saçlarımız jöleli olduğundan bizi okula almayacak. Sevdiğimiz kız için saatlerce uğraşıp yaptığımız kafayı,çeşmeden akan soğuk suyun önüne katacağız.Ve üsüyüp Kürtçe küfredeceğiz.Sonra bunun için bir de dayak diyeceğiz sevdiğimiz kızın gözleri önünde.Herkes gibi sevdiğimiz kızda gülecek.Biz hıçkırıklarımıza,yanağımızdaki kırmızımsı acıya inat ağlamayacağız. Erkekler ağlamazdı yalanına kanacağız bir kez daha.Sevdiğimiz kız onun için dayak yediğimizi hiçbir zaman düşünmeyecek.Gülmeye devam edecektir yüzündeki gülüsün bizim tek dileğimiz olduğunu da bilemeyerek...
Birazdan..Evet birazdan tüm arkadaşlarımın olduğu sınıftan gireceğim içeri..Ben hiç konuşmadan Yusuf'la Fatma adımı konuşanlar listesine yazacak.Konuşmadım desemde bu yazıyı ben yazıyorum,belkide ağzımı açmadan haykırıyorum!
Birazdan..Evet birazdan iri cüssesiyle Mustafa gelecek sıramın başucuna 'biraz kay diyecek'.Kayacağım ama sığamıyacaz bir türlü üç kişi oturabildiğimiz sıraya..Evet sığmayacaz biz bu ömrün yalnızlığına..Sonra Fizik-Kimya derslerinin fotokopi paralarını isteyecek benden .İtirazım olacak 20 kuruşun yerine 25 kuruş isteyecek diye.Sonra param yok diyerek Mustafa'ya yalan söyleceğim.Çünkü cebimdeki paraya ders arasında Nurgül'de bir çay,bir de tost alacağım...
Birazdan..Evet birazdan kopya çekmek için arka sıraya oturmuş Burhan hazırladığı kopyaları gösterecek bana..Hazırladığın kopyaları banada ver diyeceğim ama Burhan'in yazısını ondan başka kimse okumayacak.
Birazdan..Evet birazdan 'Sevda baştan gitmiyor / sarılıp yatmayınca' türküsünü söyleyecek Oya.Sarılıp yatınca gidiyormuydu sevda bilinmez ;ama ben bu türküyü Ahmet Kaya'dan değil Oya'dan tekrar dinlemeyi isteyeceğim.Sonra Birsen gelecek yanıma 'Celepli Kara Kız' diye takılacağım ona.Bana kızacak yine belkide 'yaylacı' diyecek ama ben o Celepli Kara Kızın bembeyaz yüreğini hep özleyeceğim..
Birazdan..Evet birazdan Mehmet yan sıradan el sallayacak bana.Elinde Külü Aday Dersanesinin denemesi olacak..Matematikten bu kadar net yaptım diyecek bana.Onun netlerini,dersaneye gidişini,azmini kıskanacağım.Sonra önümüzdeki haftadaki denemeye benim adımıda yazmasını söyleceğim..
Birazdan..Evet birazdan Selim Xolo diye seslenecek bana.Özlemin derin inlerinde yankılanacak sesi..Onur Akın'in yeni kasetinden şiirler okuyacaz birlikte..Defterimizin arkasına yazacağız Asi ve Mavi. Gün ola platonik sevgililerimize okuruz diye...
Birazdan..Evet birazdan sarıya çalan kumral saçlarını tekrardan örecek Zeynep. Biliyorum sevdiğinden değil oysa Müdür Bey'ın emridir.Sonra hatıra defterini uzatacak bana 'bana yüreğin kadar temiz bu sayfayı'diye başlayacağım.Oysa sayfa kirli kalıyordu yüreğinin durduğu yerde..Yağmur yağacaktı sonra..Zeynep o hatıra defterini saklıyorsa,yağmur damlacıklarının mührü de nefes alıyordur oracıkta..
Birazdan..Evet birazdan Alperen,M.Ali girecek sınıfa;geç kalmışlar yine, nefes nefeseler.Internetten Cafe'den gelecekler bilmem yine kaç kızla tanışmışlar.
Birazdan..Evet birazdan Hasan ile Bülent yaramazlık edecekler.Yaramazlıkları koridorda Müdür Bey'in o tonton parmaklarını kulak memelerinde hissedinceye kadar devam edecektir...
Birazdan..Evet birazdan kapı aralanacak ve Gürkan dönecek gölleri buz tutan Danimarkadan..Dizüstü bilgisayarını gösterecek bize..Biz ilk ayrılığı önün gidişinde tatmıştık oysa. Sonraki ömrümüz ayrılıkların toplamına denk düşücekti.Bilemiyorduk sonra herbirimizin göçmen kuşlar misali çeşitli ülkelere savrulacağını...
Birazdan..Evet birazdan Yeliz ile Ayten arkasını dönüp ellerindeki Burçlar kitabından bana burcumun özellikleri okuyacak.Doğum günü tarihini daha düne kadar bilmeyen biri için çok zor bir soru olacak bu.Anneme her sorduğumda payızın bitmesine 17 gün kala doğdun sen,bilmem falanca öldüğünde iki aylıktın derdi.Şimdi hesapladım artık 26 Kasım günü doğmuşum..Ey Ayten ile Yeliz söylermisiniz şimdi bana ben hangi burcum..Akrep mı yoksa yay ?
Birazdan..Evet birazdan sıra arkadaşım Hacı'nın yan sınıftaki platonik aşkına mektup yazacağız..Dersten sonra vermek icin kıza değil, yine cöp kutusuna gideceğiz
Birazdan..Evet birazdan Yılmazla Fener'in maçını konuşacağız.Bu sene yine şampiyonuz diye bağıracağız.Fatih bunlara bak diyercesine top sakallarını ovuşturacak.Hacer sırtını duvara vererek ön sıradaki Pınar ve Rukiye'le konuşacacak..Rukiye 'We' diye girecek söze..
Birazdan..Evet birazdan Nuri yine efendiliğiyle kalkacak oturduğu yerden 'Ben cuma hastaydım gelemedim ,Matematikte ne işlediniz'diye soracak bana..'Ya Nuri ceketinin düğmesini ac,ben hoca değilim' diye takılacağım ona...
Birazdan..Evet birazdan Caner Hoca girecek içeri ve bir türlü anlayamadığımız bir üslüpte soru soracak bize.Sınıfta tek parmak kaldıracak olan ön sıradaki Esme'ye öfkeleneceğim oturduğum yerden.Bu öfkede yalnız olmadığımı da bileceğim sonra...
Birazdan..Evet birazdan Esin Hoca girecek içeri kompozisyondan aldığım notu okuyacak...(.....)
Birazdan..Evet birazdan kanama başlayacak yine yüreğimin söküklerinden,derin bir özleme patlayacak gözyaşı...
Evet birazdan ağlayacağım dostlarımdan uzakta...
Sinan ŞAHİN 19.02.2010
[email protected]




