
Başbakan Erdoğan, önümüzdeki günlerde 160 kişiden oluşan bir sanatçı grubuyla bir dizi toplantı düzenleyecekmiş. Toplantıların düzenlenme amacı; Türkiye’de Kürt sorununun çözümünde açılımı görüşmekmiş. Nerden çıktı bu toplantı? Daha adi bile konulmamış; daha doğrusu adının konulmasına bile endişe edilen bir acilim için nasıl toplantı yapılacakmış. Hayret! Nedir bu açılım? Adı nedir? Demokratik açılım mı Kürt açılım mı? Birileri bunu bize izah etmelidir. Yoksa Tayyip Erdoğan’ın görmezden gelirsen yok sayılabilir dediği Kürt Sorunun, açılımı da mı yoktur. Sahi olmayan sorunun ne acilimi olabilir ki?
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in organizasyonunu yapacağı toplantılara İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Mahsun Kırmızıgül, Emel Sayın, Orhan Gencebay, Ferhat Göçer, Ahmet Özkan, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, Kubat, Sertab Erener, Yılmaz Erdoğan, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Adalet Ağaoğlu’ nun da aralarında bulunduğu 160’a yakın kişi davet edilmiş. Yaşar Kemal'i , Orhan Pamuk'u , Adalet Ağaoğlu’nu, Sezen Aksu'yu anladık da diğerlerinin ne işi var o toplantılarda. Mesela; Müslüm Gürses’in, Ibo'nun(sanırım, sırf 'ibo' Kürtçe bir kısaltma olduğu için Kürt Sorunuyla alakalı olarak düşünülmüş ve toplantılara çağrılmasına karar verilmiştir),Ferhat Göçer’in ve diğer Kürt Sorunuyla alakasız insanların ne işi var o toplantılarda..
Türkiye ilginç bir ülke. Hem de çok ilginç. Ya Allah aşkına;bu sanatçıların hangi birinin Kürt sorunuyla, Kürtçeyle ilgili bir mağduriyeti vardır? Hangi birisi yasaklardan, gözaltlılardan sanatını icra edemiyordur. Hangi birisi çıkıp ta bu ülkede Kürt Sorunu vardır diyebiliyordur. Hangi birisi yaşanan acılara, katledilen binlerce cana, boşaltılan köylere dikkat çekmek için besteler yapmıştır.Hangi birisi yaşanan savaştan mağdur yoksul insanlar için ücretsiz konserler vermiştir?Hangi birisi?
Akp'nin acilim dediği tam da bu olsa gerek. Şimdiden bu toplantıların toplumsal barış adına bir getiri getirmeyeceğini söylemek için kahin olmaya gerek yoktur herhalde. Amaç oyalamaktır. Ama Kürtler bu acilimin açıklandığı günden itibaren adinin oyalamak olduğunu görmüşlerdir. Açılım yalanına kanmamış, temkinli mesafeli durmayı tercih etmişlerdir. Gelin bizde buradan AKP kurmayları için alternatif bir liste oluşturalım . Malumunuzdur; Türkiye’nin her bir sorunuyla canla başla mücadele ettikleri için yeterli zamanları yok. Ee bizimde vatandaş olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmemiz gerekiyor. İşte oyalama açılım için alternatif bir sanatçı listesi:
Mesela bu listede Ahmet Kaya’nın sürgününe sebebiyet veren Ebru Gündeş, Serdar Ortaç niye yok? Doğu halkı için kokuyorlar diyebilen Demet Akalın da yok.Acilen onunda listeye dahil edilmesi gerekir. Hani adı özgürlük çağrıştıran, halkın özgürlüğüyle de ilişkilendirilebilecek olan Özgür Kız Nil Karaibrahimgil niye yok. Özgürleşecek bir halk için yapılan açılım toplantısına Özgür Kız neden çağrılmasın ki. Müslüm Babayla efkârlanıp jiletleneceğimize Özgür Kız ile hep beraber özgürleşelim.
Bas gaza deyip gaza gelen 'Kürtler beni dinlemesin' cüretini gösterebilen İsmail YK' da olmalı bu listede..Amaç oyalamak,amaç bir şeyleri yapıyor gösterip hiçbir şey yapmamak değil midir? İşte tam bu noktada milli şaklabanımız Ajdar’ ın da bu toplantıya çağrılması gerekir..Kürtler, en azından Ajdar'ın kendi bestesi Çikita Muz'u dinlemiş olur . Dahası Ajdar; Erdoğan’ın Kürt sorununda bel bağladığı hırsız İbrahim Tatlıses’ten daha has bir adamdır.Bin yıllık anonim Kürt şarkısı Şemame icin bu benim bestemdir demiyordur.
Eğer sevgili Başbakan gerçekçi bir açılımdan yanaysa, bu ülkenin yüzyıldır kanayan yarasına merhem olmak istiyorsa; gerçekçi çözüm önerileriyle halkın önüne çıkmalıdır. Bu sanatçılarla yapılacak olan bir dizi toplantıyı hiçbir Kürt önemsemeyecektir. Bu bir göz boyama, kandırmacadır. Zaten Kürtler açılımla hangi kazanımı elde etti ki? Partileri kapatıldı, Belediye Başkanlarının elleri kelepçelendi, 2000 çocuğu hapse atıldı..
Gelin bir de Kürt sorunu mağduru olan öncelikli toplantılara çağrılması gerekenlerden bir liste oluşturalım.
Öncelikle Zerya Uzun,Melis Kaya,Yılmaz Güney gibi isimler çağrılmalıdır.Bunlarda kimdir diye soranlarınız olacaktır muhakkak..
Zerya Uzun; dili yasaklanan bir halkın romanlarını yazan yazar Mehmed Uzun'un Kızı..
Melis Kaya;anadilimde bir şarkıya klip çekeceğim diyen,sırf bu yüzden sürgüne gönderilen,linç edilen Ahmet Kaya’nın kızı..
Yılmaz Güney, bu ülkede ilk defa Kürtlerin sorunlarını beyaz perdeye aktaran, filmleri bugün bile televizyonlarda sansürlenen Senarist-Yönetmen Yılmaz Güney’in oğlu...
Bu üç çocukta Kürt sorunu mağdurudur. Bir şekilde Kürt sorunu yetimleridir. Babaları belkide sansürsüz, sürgünsüz bir ülkede yaşasalardı hayata erken veda etmeyecek, çocukları da daha küçük yaşlarda yetim kalmayacaklardı.
Babalarını anlamadığımız bu üç çocukla konuşulmalı babalarının neler çektiği, kendilerinin de babasız neler çektiği anlaşılmalıdır. Binlerce yoksul hapislere tıkılan,yargılanan çocuklar adına bu üç çocukla görüşülmelidir.
Ayrıca konserlerde Kürtçe şarki söyledikleri için gözaltına alınan, nihayetinde bu gözaltı işkencelerinden bıkıp sürgünde yaşamak zorunda kalan binlerce Kürt sanatçıyla da görüşülmelidir. Bunların arasında kasetleri milyonlar satan, ama sürekli sansürlenen kasetleri toplatılan Grup Yorum,bir Kürtçe şarkı söylediği için sürgün edilen Şivan Perwer; sırf Kürtçe tiyatro yaptığı için tiyatro salonu tahsis edilmeyen tiyatrocu Aydın Orak ve arkadaşları; bu ülkenin çocukları ölmesin diyen Sinan Çetin, Bülent Ersoy gibi sanatçılar olmalıdır.
Adlarını şuanda tek tek yazamadığım binlerce mağdur Kürt sanatçıyla görüşülmelidir. Aksi takdirde bu sorunun mağdurlarının olmadığı hiçbir toplantı barışa hizmet etmeyecektir. Kandırmacadan, zaman kaybından başka hiçbir fayda getirmeyecektir.
Daha gerçekçi bir çözüm için daha doğru tespitlerin yapılması gerekir. Yandaş milletvekilleri gibi yandaş sanatçılar oluşturup çözüme katkı sunulamaz. Kürt Sorunu AKP'li 75 Kürt milletvekili ile çözülmediği gibi; yandaş 160 sanatçı ile de çözülmeyecektir. Buradan hükümeti uyararak bu yanlışlar zincirinden bir an önce dönülmesini, Anadolu topraklarında yüzyıllık birlikteliğin eşitlik ekseninde çözülmesini ümit ediyorum...
Sinan ŞAHiN 08-02-10 [email protected]




