Yazarlar:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
Avrupa Şampiyonları

Şampiyon kelimesini genelde spor müsabakalarında kazananlar için hep duymuşuzdur; oysa ne şampiyonlar vardır, belki hiç haberimiz yoktur; Avrupa’nın hayalimsi perdesini çekipte gerçek ile yüzleşenler; iyi bir mücadele şampiyonudur aslında. Ne gariptir ki Memleketinden Avrupa’ya gidenler hep bir kurtuluş hayali içindedir, neyin kurtuluşudur açıklanmaz bir türlü; yani bu göçlerde sahne alan kişiler; nedendir bilinmez; sanki bambaşka bir dünyaya gideceklerini, orda ölüm denen kaçınılmaz duygunun yaşanmayacağı hissi taşımaktadırlar, oysa belki de orda ölecekler ve cenazelerinin memleketlerine getirilip getirilemeyeceği bile meçhuldur, acımasız bir dünyaya gidiyorlar aslında; aile kavramının kaybolduğu, belki iyi paralar kazanacaklardır; ama namus, şeref, onur, doğruluk v.s. değerleri kaybetmek uğruna her şeyi göze almaktadırlar.

Ne acıdır ki aynı zamanda da din boyutunu da yapay yaşamaktadırlar, Domuz eti ve içki üzerinden (Dinimizin Red ettiği şeyler), bol bol para kazanmakta; kasalarda kazanılan gerçek paraları vergi hesaplarına yansıtmamakta; birbirlerine borç para verirlerken işin içine faiz konulmakta sonra da Avrupa’nın muhtelif metropollerinde; cemaat & tarikat ‘ larda birinci dereceden rol oynamakta ve buralara taraftar çekmektedirler, hani dini siyasete alet etmek gibi ticarete de alet etmektedirler, yine Avrupa’da ikamet izni almak için bir sürü sahte evraklar, sahte ifadeler, kendilerini işsiz gösterip devlet kasasından paralar çekmekte, başka bir yerde ise siyah çalışmaktadırlar, daha sonra da cemaat & tarikat konularında ön plana çıkıp millete, gençlere nasihat vermektedirler.

Şimdi birkaç soru sormak istiyorum; Böyle bir yaşam şeklini bu dünyada yaşayan başka toplumlar var mıdır? Bir insan hayatında bu kadar çelişki ile yaşayabilir mi? Kesinlikle her şeyi bilen karar veren Yüce Allah’tır ama Kur’an’da böyle bir yaşam şekli olmadığına göre bu insanlar neye dayanarak yaşıyorlar, o kadar dindarız diye ön plana atılanlar yok olan kavimlerin yaşam şeklinden hiç ibret almazlar mı? Yoksa yaptıkları yanlışların, içinde bulundukları çelişkilerin farkına varıp hani bir taraftan günah işleyip öte yandan sevap kazanıp + ile – birbirini götürür diye basit matematik hesaplar mı yapıyorlar?

Böyle bir yaşayış şekli yaşadıklarına göre; kendi yaşamlarından çok memnunlar mı? Memnun değillerse Sosyal Devletin tam anlamıyla işlediği bu ülkelerde neden başka işler yapmayı tercih etmezler? Türkiye’de yaşayan insanlara göre ekonomik gelecek kaygısı taşımadıkları halde neden bu şekilde çelişkili bir yaşamı tercih ediyorlar? Sonuç olarak; bu konu ile ilgili sayısız parantez açmak mümkündür, ama ben burada bitirmek istiyorum, 3. nesil için daha büyük kaygılar taşıyorum, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da yaşayan insanlarımızı gerçekten iyi günler beklemiyor, lütfen hayata sadece parasal açıdan bakmayalım, biraz da mücadele edelim, gerçek anlamda şampiyon olmasak da en azından gönüllerin şampiyonu olmaya çalışalım. Yaşayış şeklimizi, yaptıklarımız devamlı gözden geçirelim, yaptığımız yanlışlardan ders çıkarıp bir daha yapmamaya çalışalım, yoksa bırakın şampiyon olmayı küme düşeceğimiz ortadadır. “360 Derece”

e – mail : [email protected]

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

KADINLAR İKİNCİ SINIF VARLIKLAR DEĞİLDİR
KADINLAR İKİNCİ SINIF VARLIKLAR DEĞİLDİR

Haberi Oku