Bir sanat kolu olarak muzik bir toplumu besleyen/sekillendiren en onemli araclardan biridir. Dolayisiyla gunumuz orta anadolu kurt muziginin toplumun kokenlerine inip, orada yatan enerjiyi cikarip tum topluma yaymasinin zamani geldi de geciyor belki. Sayilari yuzbinlerle ifade edilen toplumumuzda, sanatcilarimizin kurtce yaptiklari yapitlara baktigimizda cogunun eski kilam/agitlarin derlemeleri oldugunu goruruz. Son birkac yuzyilda orta anadoluda biriktirilmis muzigin eminim cogu yazili kaynaklara gecmedigi icin kaybolmustur. Var olanlarinda cok fazla sanatci tarafindan degisik tarzlarda soylenip adeta kopyalandigi gorulmektedir. Elbette ki uretimsizlik, kopyaciligi tetiklemektedir.

 

Her toplum yasadigi zamanin dinamikleriyle paralel olarak muzik uretir. Bizim toplumumuzda ask ve agit agirlikli sanat/muzik uretiminin cok baskin oldugu soylenebilir. Fakat degisen zaman, basdonduru iletisim hizi, bilgiye ulasimin kolayligi ve baska dunyalara ve muziklere acilim, su anda orta anadolu kurtleri arasinda kendi gencligini uretmistir. Bu anlamda yapilan muziklerin bu genc ve dinamik insanlara yeterince seslenmedigi ortadadir.

 

Kurtlerin dunyada dort devlet arasinda paylasilmis, ve bu devletlerce ellerinden geldigince dilsiz ve sanatsiz birakilmaya calisildiklari yegane buyuk halk oldugu ortada iken, orta anadolu kurt sanatcilarinin 15-20 yillik tecrubelerine ragmen hala halkin nabzini tutamamalarini, bu yonde bir egilimlerinin olmamalarini (istisnalar kaideyi bozmazmis) nasil aciklayabiliriz? Eminim buna detayli aciklamalar getirecek bir cok akademik insanimiz mevcuttur?

 

Sanatcilarimizin sahip olduklari muzik bilgisi ve daha da onemlisi toplumu, gencligi, zamani kavrama yeteneklerinin sinirli olmasi bunda etkili olmus olabilir. Ancak var olan muzikalite korunarak, toplumun dinamizmine uygun, toplumsal olaylari anlamaya yonelik calismalari (ozellikle siir) olan kisilere ulasilip (Mem Xelikan, Kadir Celik bu konuda iyi birer ornektir), orta anadolu kurdunun renklerini tasiyan ve bunu zamana uyarlayan calismalarin topluma sunulup, insanlarin bir nebzede olsa farkli bir soluk ve dusunce ile beslenmesi saglanabilir.

 

Bircok sanatcimiz yaptiklari calismalarin yeterince ilgi gormediginden yakinmaktadirlar. Son yillarda sanatcilarimiz ozellikle son iki yuzyildir yapilan birikimi (o guzelim klamlari bize sunduklari icin elbette kendilerine tesekkur borcluyuz) tukettikleri gorulmektedir. Buda kendilerine ait olan bestelerle toplumun karsisina cikmalarini zorunlu kilmaktadir. Fakat bu bestelerde cogunlukla basit, siradan ve cogunlukla ici bos besteler oldugundan bir talep ile karsilasmamaktadirlar dogal olarak.

 

Bosanmalar/egitimsizlik/erken evlilikler/zorunlu evliklikler/aile ici dengelerin yoslasmasi/sevgisiz/asksiz/destansiz/kapitalist/makyavelist bir toplum olamaya basladigimiz ve birilerinin bu gidisata dur demesinin zamanin geldigi ortada iken, sanatcilarin buna duyarsiz kalmalari beklenemez elbette.

 

Kurt toplumunun bir bireyi olarak sizden daha kaliteli eserler beklemek en dogal hakkimiz diye dusunuyorum. Oyleyse hadi hep birlikte daha ozgun/enerjik/egitici/duygusal muzikler icin calisalim.

 

Brusk Baran

Email: [email protected]

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×