Siyaset:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
Erdoğan Kılıçdaroğlu'na ömür biçti
VİDEO İÇİN TIKLAYIN

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyasette aslolanın iktidar olmak olduğunu belirterek, ''Eğer sen iktidar olabilme yeteneğine sahip değilsen bu işi bırak git. Başkalarını da meşgul etme'' dedi.

Erdoğan, yeni Ümraniye Meydanı'nda parti otobüsünden yaptığı konuşmada, 12 Haziran'ın, Türkiye ve Türk demokrasisi için hayırlara vesile olmasını diledi.

14 Ağustos 2001'de çok farklı bir yolculuğa çıktıklarını ve bu yolculukta milletin AK Parti'den desteğini esirgemediğini, 16 ayda iktidar yaptığını ifade eden Erdoğan, bu dönemden sonra AK Parti'nin çıraklık döneminin başladığını ve bu dönemin 22 Temmuz 2007'ye kadar devam ettiğini söyledi.

Türkiye'de atılmayan adımları attıklarını, yarı bırakılmış eserleri tamamladıklarını, 15-20 yıl önce atılan temelleri yükselttiklerini anlatan Erdoğan, 22 Temmuz 2007'den bugüne halkın yine güçlü bir destekle AK Parti'yi iktidar yaptığını ve kalfalık dönemine başladıklarını kaydetti.

Kalfalık döneminin, gerek ulusal, gerek uluslararası bazda çok büyük başarıların altına imza attıkları bir dönem olduğunu dile getiren Erdoğan, şimdi 12 Haziran'ın yaklaştığını, bu tarihten itibaren ustalık döneminin başladığını ifade etti.

Bugün Ümraniye'ye, ustalık dönemi için belgelerini istemeye geldiklerini dile getiren Erdoğan, vatandaşlara, ''Ustalık belgemizi vermeye var mısınız?'' diye sordu. Vatandaşların ''evet'' yanıtını vermesi üzerine Erdoğan, ''Öyleyse ustalık belgesinin neticesinde biz de sizlere ustalık eserlerimizi vermeye devam edeceğiz'' dedi.

Mimar Sinan'ın, Şehzadebaşı Camisi'nin çıraklık, Süleymaniye Camisi'nin kalfalık, Selimiye Camisi'nin ustalık eseri olduğunu söylediğini hatırlatan Erdoğan, ''İşte o izde yürüdük. Yürüdük o izde, bu adımları attık. Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, tarımda, dış politikada attık. Türkiye'nin kaybolan itibarını biz tekrar kazandık ve yükselttik. Türkiye, gündemi belirlenen bir ülkeydi, artık gündemi belirlenen bir ülke yok. Gündem belirleyen bir Türkiye var. Attığımız bu adımlarda sizler adına gururluyuz, huzurluyuz. Çünkü size verdiğimiz sözleri tutuyoruz'' diye konuştu.

''ÇEVRECİ KİMMİŞ BAY KEMAL?''

Ümraniye'ye anlamlı bir dertleşmeyi yapmaya geldiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çünkü 12 Haziran'da özellikle şu Anamuhalefete, şu CHP'ye, şu Kılıçdaroğlu'na çok farklı bir ders vermemiz lazım. Bu kardeşiniz İstanbul'da büyükşehir belediye başkanlığı yaptı. Şimdi sizin bu bölgede milletvekili adayınızım. O belediye başkanlığım döneminde bizi yaralayan neydi? Ümraniye çöplüğüydü. Ümraniye çöplüğünde bizim kaç vatandaşımız öldü? 39 vatandaşımız öldü. Kim burada o zaman belediye başkanıydı? CHP. Çünkü bunlar, vahşi çöp depolama anlayışıyla burada çöp depoluyorlardı.

Çıkıyor bu Kılıçdaroğlu, 'biz çevreciyiz' diyor. Ne çevrecisi? Çevrecilik sizin semtinize uğradı mı? Çevreciliği gel Ümraniye'ye sor. Burada 39 can gitti. CHP zihniyeti bunun bedelini nasıl ödeyecek? Ödedi. Nasıl ödedi? İktidarı kaybederek ödedi. Kim aldı iktidarı? Biz aldık. Biz aldıktan sonra ne yaptık? Ümraniye çöplüğünü parka dönüştürdük. Artık orada yavrularımız eğleniyor. Çevreyi ona göre düzenledik ve farklı bir hale getirdik. Çevreci kimmiş Bay Kemal? Senin daha alacağın çok ders var. Öğreneceksin bu işi de daha çok zamana ihtiyacın var.''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bir mitingde yaptığı konuşmada vatandaşlara, ''Bizi birinci lige çıkartın, görün'' dediğini bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

''Ben sana ne dedim? Sen daha amatör kümedesin. Bir defa amatör kümeden Süper Lig'e çıkmak için sınıf atlayacaksın. Önce üçüncü lige çıkacaksın, ikinci lige çıkacaksın. Bank Asya'ya yükseleceksin ondan sona Süper Lig'e çıkacaksın. Bu da 4 seçim ister. Buna da zaten senin ömrün vefa etmez. Bunu neden söylüyorum? Siyasi ömrü bakımından şu anda Bay Kemal'in mücadelesi, 'CHP içindeki yerimi nasıl korurum', bunun mücadelesini veriyor.

Ben ne dedim? 'Var mısınız?', dedim. Evet, 'AK Parti birinci parti olamazsa, ben bu işi bırakıyorum. Genel başkanlıktan çekiliyorum' diyorum. Fakat CHP birinci parti olamazsa, çekilmeye var mısın? Kılıçdaroğlu'nun verdiği cevap ne? Cevap şu: Kimin oyu düşerse, o çekilsin. Dünyanın neresinde böyle bir siyaset var. 'Kimin oyu düşerse çekilsin' derken birinci olamayacağını biliyor. Muhalefette olmayı kabul ediyor da 'hiç olmazsa buradan gireyim' diyor. Kendine göre uyanık ya! Siyasette iktidar olmaktır aslolan. Eğer sen iktidar olabilme yeteneğine sahip değilsen bu işi bırak git. Başkalarını da meşgul etme. Bir defa kendisinde bunun olmadığını görüyor hemen arkadan dolanıp, 'kimin oyu azalırsa o çekilsin' diyor. Niye? Çünkü Sayın Baykal'dan 20,9'da devraldı, şimdi üstüne artı bir ilave ederse işi yırtacak. Hesap bu. Niye 50'nin hesabını yapmıyorsun, niye 40'ın hesabını yapmıyorsun da 20,9'un üzerine artı bir koymanın hesabını yapıyorsun? Ben şunu anladım; demek ki bu defa, seçim sandığıyla alakalı olarak herhalde seçmen kütüklerine isminin yazıldığını iyi takip etmiş. Oradan bir oyu kazanıyor. Çünkü daha önce belediye seçimlerinde, Kağıthane diye bir ilçenin olup olmadığını bilmiyor, Kağıttepe ilçesinde oturduğunu söyledi ve maalesef seçmen kütüklerine ismi yazılmamış, onu da kaybetti, oy bile kullanamadı. Şimdi de çıkıyor yine hala bakıyorsunuz yalan üstüne yalan.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İmam Hatip Lisesinden mezun olanların illa imam veya vaiz olmayacağını belirterek, ''Bay Kemal, şu meslek lisesi ve imam hatip üzerinden elini çek. Gölge etme, başka ihsan istemez. Gençliğin önünü açacak ve rahat olacağız. Er veya geç bu hallolacak. 12 Eylül bunun önünü açtı. Şimdi yeni anayasa ile bunu daha da güçlendireceğiz'' dedi.

Yeni Ümraniye Meydanı'nda parti otobüsünden halka seslenen Erdoğan, Türkiye'de 163 bin derslik yaptıklarını belirterek, öğrencilere kitapları ücretsiz verdiklerini anlattı.

Sosyal güvencesi olmayan öğrencilere verdikleri eğitim yardımı hakkında bilgi veren Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde yapılan dersliklerin yarısı kadar yeni derslik yaptıklarını kaydetti.

Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eğitime yönelik sözlerini eleştirerek, şöyle konuştu:

''Bay Kemal eğitimle ilgili düşüncelerini açıklıyor. Zaten meslek liselerine iyi bakmıyor. 'İhtiyaç kadar meslek lisesi' diyor. Bir televizyon programında kendisine soruluyor 'İmam Hatip Okulları hakkında olumsuz düşündüğünüz söyleniyor, ne diyorsunuz?' Çok pişkin maşallah... Diyor ki, 'niye olumsuz düşüneyim, onlar da bu ülkenin iyi, hoş insanları. Bizim iyi imamlara ve iyi din idamlarına ihtiyacımız var, tabii ki olacak' diyor. Peki bu okulların kapatılmasıyla ilgili adımları kimler attı? Başörtüsüyle ilgili referandumda meydanlarda 'bunu ben hallederim' dedi. 12 Eylül akşamı yaptığım açıklamada 'dürüstsen, samimiysen süreci başlatalım ve başörtüsü sorununu halledelim, bitirelim' dedim. Haftasında Ankara'da TESK'in bir toplantısında beraberiz ve kendisine 'şu işi bitirelim' dedim ve 40 dereden 40 türlü su getirdi, çünkü samimi değil. Gider çarşaflı kardeşime bir taraftan rozeti takarlar, ertesi gün otobüsten çarşaflı kardeşlerimizi atarlar. Bunlar bu... Bay Kemal, şu meslek lisesi ve imam hatip üzerinden elini çek. Gölge etme, başka ihsan istemez, çek.''

İhtiyaca göre meslek lisesinden mezun verilmesini doğru bulmadığını ifade eden Erdoğan, ihtiyaç olduğu için mi lise açıldığını sordu.

Erdoğan, ''Yıllar yılı düz liselerden mezun olanlara iş mi buldunuz? O zaman düz liseleri kapatacak mıyız?'' diye konuştu.

Batı ülkelerinde yüzde 70 meslek lisesi, yüzde 30 lise bulunduğunu, çünkü meslek lisesinden mezun olanların bileğinde bir bilezik bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, sanayide ve teknolojide iddiası olan ülkelerin ara eleman aradığını söyledi.

-''BAY KEMAL BUNDAN HABERİN YOK SENİN''-

Meslek liselerinde, lisede okunan derslerin hepsinin okunduğunu belirten Erdoğan, ''Bay Kemal, bundan haberin yok senin. Ben bir İmam Hatip Lisesi mezunuyum, benim Büyükşehir Belediye Başkanım İmam Hatip Lisesi mezunu'' dedi.

Kendilerine o dönemde, İmam Hatip Lisesinden sonra üniversite yolu açılmadığını, bir de lise sınavlarına girdiklerini, okudukları derslerden tekrar sınav olduklarını, sonra üniversiteye girdiklerini anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bize böyle zulmettiler, sonra bunların önü açıldı. Daha sonra 28 Şubat ile beraber tekrar meslek liselerinin önü kat sayı ile kesildi. Şimdi bu kat sayı da hallolacak. Zaten yoluna girdi. Bu büyük bir adaletsizlik değil de nedir? Sen üniversite imtihanına tabi tutmuyor musun? Tutuyorsun. Meslek liseli kalkıp düz liseli ile yarışta bunu başarıyorsa, önünü niye açmıyorsun? İlla İmam Hatip Lisesinden çıkan imam, vaiz mi olacak? Olmayabilir. Ziraat Meslek Lisesinden mezun olan illa ziraat işiyle mi uğraşacak? 'Uğraşmam' der. Girdi üniversite sınavına farklı yer kazandı orada okumaya devam eder, niye önünü kesiyorsun? Aç, prangalardan kurtulsun bu gençlik, bırak. Biz bunu yaptık, yine yapacağız. Gençliğin önünü açacak ve rahat olacağız. Er veya geç bu hallolacak. 12 Eylül bunun önünü açtı. Şimdi yeni anayasa diyoruz ya, yepyeni anayasa ile bunu daha da güçlendireceğiz.''

-EĞİTİM YATIRIMLARI-

Başbakan Erdoğan, okullardan kara tahtayı kaldırdıklarını, bilgisayar donanımlı akıllı tahtaya geçileceğini belirterek, bütün öğrencilere, fakir ve zengin ayrımı yapmadan ücretsiz olarak elektronik kitap dağıtacaklarını anlattı.

Erdoğan, bu projeyi 4 yılda hayata geçireceklerini ifade ederek, bütün çalışmaların tamamlandığını, seçimden sonra ihaleyi yapacaklarını, üretimin başlayacağını ve kazanan firmanın okullara hazırladıkça akıllı tahtaları monte edeceğini ve elektronik kitapları öğrencilere dağıtacağını söyledi.

Okullara bilişim teknolojisi sınıflarını kurduklarını, Türkiye geneline 1 milyona yakın bilgisayar gönderdiklerini anlatan Erdoğan, ''İş bilenin kılıç kuşananın, biz bunu yaptık, yapıyoruz'' dedi.

-''ŞU SSK HASTANELERİNİN DİLİ OLSA DA KONUŞSA''-

Sağlık alanında yaptıkları yatırımlar hakkında da bilgi veren Erdoğan, artık her vatandaşın istediği hastaneye gittiğini, istediği eczaneden ilacını aldığını belirtti.

''Biz buraya çileleri çeke çeke geldik. Şu SSK hastanelerini dili olsa da konuşsa... Bay Kemal, 8 yıl SSK'da genel müdürlük yaptın. Allah aşkına o yılları yaşayanlar yaşamayanlara anlatsın'' diyen Erdoğan, Tam Gün Yasası'nı çıkarttıklarını, bıçak parasını ortadan kaldırdıklarını dile getirdi.

Sağlık alanında yaşanan sıkıntıların hesabının 12 Haziran'da sorulmasını isteyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bunun hesabını Bay Kemal'e 12 Haziran'da sormayacak mıyız? SSK'yı batıran kişisin. Bir SSK'yı yönetemedin de nasıl oluyor da Türkiye'nin idaresine talip oluyorsun? Ne olur futbol takımı tutar gibi parti tutmayalım. Bakın bu, başka bir iş. Burada ülkenin geleceği var. Kalkıp eğer futbol takımı tutar gibi parti tutarsak, bunun bedelini sadece ülkemiz ödemeyecek, bunun bedelini gelecek kuşaklar ödeyecek. Gelecek kuşaklara da biz bunu ödetmeyelim. Onun için çok çalışmamız, çok koşmamız lazım. Gece ve gündüz demeden koşmamaz lazım. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine böyle çıkaracağız.''

Erdoğan, seçime 13 gün kaldığını anımsatarak, vatandaşlardan kapı kapı dolaşmalarını, eş, dost ve akrabalarını aramalarını isteyerek, ''El ele omuz omuza vererek inşallah 12 Haziran'da sandıkları patlatacağınıza inanıyorum'' dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bursa'da Kılıçdaroğlu'nun mitinginde açılan ''AKP'ye oy vermeyeceğim çünkü bir beynim var'' pankartına değinerek, ''Bunlar, bu millete, yani CHP'ye oy vermeyene bu ifadeyle ne diyor, 'beyinsiz' diyor. Ve bunu kendisi meydanda açıkça söylüyor. Sen ne biçim genel başkansın? Sen ne biçim siyasetçisin? Biz AK Parti'ye oy versin vermesin herkese saygın davranırken, senin bu takındığın tavrın ne? Senin yanına aldığın bu sanatçı müsveddeleriyle mi ayakta kalacağını zannediyorsun'' dedi.

Erdoğan, partisince Yeni Ümraniye Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Eskişehir'e hızlı trenle gitmeyeceğini ve nedeni ''AK Parti'nin reklamı olurmuş'' diye açıkladığını belirterek, ''Sayın Kemal, Bay Kemal elin mahkum. Uçağa binsen bizim yaptığımız piste ineceksin. Karayolundan gitsen, bizim yaptığımız duble yollardan gideceksin, kaçışın yok. Onun için gel kıskanma, senin de olsun gel. Biz ayrım yapmıyoruz merak etme gel. Biz senden zaten bir dua da beklemiyoruz, bize milletimizin duası yeter. Çünkü bugüne kadar yapılanların hiçbirini görmediniz ki'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun Giresun'da arkasında Karadeniz sahil yolu var iken yaptığı konuşmada, ''AK Parti Giresun'a ne getirdi?'' dediğini, bir gencin de çıkıp ''arkanızdaki sahil yolunu getirdi'' dediğini dile getiren Erdoğan, ''Böyle bir anlayış olur mu? Zerre kadar araştırsalar bile bunların gözü var görmezler, kulağı var duymazlar, dili var gerçekleri söylemezler. Çünkü bunların kalpleri mühürlü ama halkım bilir. Ne çileler çektiğimizi halkım bilir'' dedi.

Erdoğan, sağlık alanında hizmetlerini anlatırken İstanbul'a en ileri teknolojiyle donatılmış 2 tane şehir hastanesi kuracaklarını, millete de bunun yakıştığını söyledi.

Ulaşım yatırımları kapsamında Türkiye'de Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapılırken 8 yıllık iktidarları döneminde 13 bin 600 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını bildirdi.

-''ONLARIN KİTABINDA FİTNE VAR''-

''Bu iş, aşk işi aşk. Bu, sevda ister, sevda. Bu, dertli olmayı gerektirir, dertli. Derdin varsa, sevdan varsa, bunu yaparsın. Onun için Ferhat nasıl dağları delip de aşık olduğu Şirin'e ulaştıysa biz de aşkımız olan milletimize bu hizmetlerle ulaşıyoruz'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Anadolu'da dağları deldik. Hiç engel tanımıyoruz. Sadece Karadeniz sahil yolunda 12 tünel açtık. İstanbul'da 7 tepenin altından artık tüneller açılıyor. Beşiktaş'tan Dolmabahçe'den girip Kağıthane'den çıkıyorsunuz, kaç dakika, 3-5 dakika. Şimdi yeni bir çalışma: Ümraniye'ye metro gelecek. Bunu, CHP zihniyeti düşünebilir mi? Onların kitabında böyle bir şey var mı? Onların kitabında fitne var, onlarda iftira var, onlarda hakaret var, onlarda bol bol yalan var, yalan. O kadar pişkin ki 'ben yalan söylemem, asla yalan sevmem' diyor. Bay Kemal, bak benim bakanıma iftira attı, ondan sonra 'ben ad mad açıklamadım' dedi. Ad açıklamadıysan açıkla, adı olmayan şeyi niye konuşuyorsun, açıkla...

Lüleburgaz'da çıktım dedim ki: Açıkla, açıklamazsan namertsin, -ağır konuşuyorum- 'eğer benim böyle bir bakanım varsa ben bir dakika tutmam' dedim. Ne oldu açıkladı mı, açıklamadı. Hala ne diyor: Hayati Yazıcı Bey'in bana teşekkür etmesi gerekiyor. Sana ne diye teşekkür edecek, iftira etiğin için mi? Yalan söylediğin için mi? Çık açıkla, yok. Böyle aslı astarı olmayan şey konuşulur mu? Bir Genel Başkana bu yakışır mı? Kılıçdaroğlu'na bu yakışır çünkü adeta bu işi meslek edinmiş, onunla prim toplayacağını zannediyor. Diyor ki: Üç beş oynarsa tamam. Ben CHP içinde yerimi sağlama aldım ama anlatacağız. Bu tipleri tanıtacağız ki benim milletim gerçekleri bilsin ve bilmeyenlere de bunları aktarsın.''

-''BUNLAR, CHP'YE OY VERMEYENLERE 'BEYİNSİZ' DİYOR''-

Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun dün Bursa'daki konuşması sırasında bir pankartta ''AKP'ye oy vermeyeceğim çünkü bir beynim var'' diye yazdığını hatırlatarak, şunları söyledi:

''Şimdi bakınız bu Genel Başkan, böyle bir genel başkan. Bu, CHP zihniyetinin tipik bir örneğidir. Bunların genlerine işlemiş bu. Bunlar, bu millete yani CHP'ye oy vermeyene bu ifadeyle ne diyor, 'beyinsiz' diyor ve bunu kendisi meydanda açıkça söylüyor. Sen ne biçim Genel Başkansın, sen ne biçim siyasetçisin. ,Biz AK Parti'ye oy versin vermesin herkese saygın davranırken, senin bu takındığın tavrın ne? Senin yanına aldığın bu sanatçı müsveddeleriyle mi ayakta kalacağını zannediyorsun. Bir köşe yazarı çıkıyor bu millete, CHP'li olmadığı için 'göbeğini kaşıyan adamlar', CHP'ye oy vermeyene 'bidon kafalılar', bir diğeri çıkıyor 'bu milletin yüzde 60'ı aptaldır' diyor. Niye çünkü CHP, ateistler, onlarla beraber hareket etmeyenlere yakıştırdıkları bu. Gelin 12 Haziran'da bunları sandıklara gömelim.

Biz demokratik tavrımızdan, bunlara gereken cevabı vermeyeceğiz. Çünkü bizim edebimiz, bizim aldığımız terbiye bu ifadeleri kullanmaya müsaade etmez. Hacı Bektaşi Veli'nin önünde gidip el açmakla kendini affettiremezsin. Böyle bir şey yok. Zaten Hacı Bektaşi Veli'nin de af yetkisi yok ama onun verdiği nasihat var. Nedir o: Eline, diline, beline sahip ol. Birileri beline sahip olmuyor, birileri eline sahip olmuyor, işte bu da diline sahip olmuyor, olay bu. Ondan sonra yandaş, candaş medyaları çıkıyor 'Sayın Başbakan çok sert, ortamı çok geriyor. Ya siz bizi ne zannettiniz? Biz, yeri geldiği zaman gümbür gümbür gürülderiz ama yeri geldiği zaman da gayet yumuşak dil ile konuşmasını biliriz. Biz ne dedik: Dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz. Biz kimsenin önünde boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz. Biz milletimizle beraber ayağa kalktık, milletimizle beraber yola devam edeceğiz.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, ''Çıkmış Bay Kemal diyor ki: Merkez Bankasının kasasındaki parayı bırak, sen 2,5 yaşındaki Kübra'ya bak açlıktan öldü. Ayıptır ayıp, utan utan... Eğer Kübra'nın sağlığında böyle bir haber gelmişse bunu sen niye çözmedin veya senin belediye başkanın CHP'li orada o niye müdahale etmedi? Haberimiz yok ya kardeşim, bir telefon edersin, biz yaparız ambulans helikopterimizle, jetimizle de biz alırdık. Bir tane çocuğu istismar etmek doğru mu?'' dedi.

Yeni Ümraniye Meydanı'nda parti otobüsünden halka seslenen Erdoğan, iktidarı MHP'den aldıklarını, o zaman milli gelir 230 milyar dolar iken, şimdi 730 milyar dolar olduğunu söyledi.

İhracatın 36 milyar dolar iken, şimdi 122 milyar dolara çıktığını, finans krizinde devletin borçlanma faizinin yüzde 63 olduğunu, şimdi ise yüzde 7 olduğunu ve aradaki yüzde 56'nın, vatandaşın cebinde kaldığını ifade eden Erdoğan, ''Şimdi çıkıyor Bay Kemal, 'memurlara, emeklilere şöyle yapacağım, böyle yapacağım' diyor. Ah benim memur, işçi, BAĞ-KUR'lu, çiftçi, köylü, emekli kardeşim; sizlere sesleniyorum: Sizin derdinizi bu ülkede biz biliyoruz. Emekli kardeşim, biz geldiğimizde 1 lira alıyordun. Şimdi sana 3 lira veriyoruz, 3 kat en az artırdığımızı artırdık, 4 kat, 5 kat artırdıklarımız var. Bu, sadece yaptığımız zam'' diye konuştu.

Erdoğan, devletin borçlanma faizine ödediği yüzde 56'lık farkın, emeklinin cebinde kaldığını, enflasyonun yüzde 30 iken şimdi yüzde 4 olduğunu ve aradaki fark olan yüzde 26'nın Ayşe, Fatma, Hatice ablanın mutfağında kaldığını söyledi.

CHP'ye bunu anlatmalarını isteyen Erdoğan, ''Kalkıp diyor ki: Her aileye 600 lira vereceğim. Ya kelin ilacı olsa başına sürer. Seni zaten biz, SSK'dan tanıyoruz. Dedim ya anamızı ağlattın. Senin verdiklerinin zaten her türlü ayni ve nakdi yardımlarla fazlasını veriyoruz'' dedi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Dürüst olun be. Şu bizim söylediklerimizin karşılığı 1000 lirayı geçiyor. Emekli kardeşim, senin sorununu biz biliyoruz, bunun çaresi biziz. Yaptıklarımızla biz, bunu gösterdik. Geçmişte bir siyasi vardı ya şu anda Kılıçdaroğlu'nun akıl hocası. Hani 'o ne veriyorsa ben 5 fazlasını vereceğim' diyordu ya, hani 2 anahtar sallıyordu ya, konut, araba verecekti. Konut araba alan var mı içinizde? Ama biz konut verdik, 360 bin konut yaptık, dağıttık, 130 bini de inşa halinde, 500 bine gelecek. Biz vatandaşımızı konut sahibi yaptık. Biz aldatmadık, kandırmadık. Şu anda 81 vilayetimizin tamamında bunlar var çünkü biz, dürüst davrandık. Bundan sonra da böyle gideceğiz.''

Erdoğan, bu iktidar geldiğinde şu anda olmayan partiler de dahil hepsinin memurdan, işçiden ve şu anda emekli olan birçok kişiden kesinti yaptıklarını ve bunun 13,5 katrilyon olduğunu ancak Başbakan olduğunda bu paranın hemen ödenmesi talimatını verdiğini söyledi.

''Konut Edindirme Yardımı'' adı altında toplanan mağdurlara da 3 katrilyon (3 milyar TL) ödediklerini belirten Erdoğan, ''Bunlar mı işçi dostu, memur dostu? Bu CHP mi, bu MHP mi soruyorum sizlere. İşte bu MHP, IMF'ye veriyor veriştiriyor. Ne kadar borç aldın, 30 milyar dolar. Bize ne kadar borçla bıraktın, 23,5 milyar dolar'' dedi.

Erdoğan, Merkez Bankasının döviz rezervinin 27,5 milyar dolar olduğunu, şimdi 95 milyar dolar bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

''Çıkmış Bay Kemal diyor ki: Merkez Bankasının kasasındaki parayı bırak, sen 2,5 yaşındaki Kübra'ya bak açlıktan öldü. Ayıptır ayıp, utan utan. Eğer Kübra'nın sağlığında böyle bir haber gelmişse bunu sen niye çözmedin veya senin belediye başkanın CHP'li orada o niye müdahale etmedi? Haberimiz yok ya kardeşim bir telefon edersin biz yaparız ambulans helikopterimizle, jetimizle de biz alırdık. Bir tane çocuğu istismar etmek doğru mu? Annesi diyor ki: Çocuğumu hiç olmazsa mezarında rahat bırakın. Ama adam yine rahat bırakmıyor, hala konuşuyor. İster istemez bizi de cevap verme durumunda bırakıyor.''

Kalan süre içinde kapı kapı dolaşmaktan başka yapacak iş olmadığını ifade eden Erdoğan, ''Sandıklarda gümbür gümbür yerimizi alacağız. Sandıklarda AK Parti yerini alacak, hazırız değil mi? Hafta sonu pazar günü Kazlıçeşme'deyiz. Sizlerle pazar günü İstanbul'un final mitingini Kazlıçeşme'de yapacağız. Bu miting, bundan önceki mitinglerle mukayese edilmeyecek bir mitingi Kazlıçeşme'de yapmamız lazım. Ben kendi mitinglerimizi kastediyorum, diğer partileri değil'' diye konuştu.

Erdoğan, daha önceki mitinglerdeki kalabalıklara işaret ederek, insanların gümbür gümbür 'AK Parti' dediğini ve AK Parti'ye koştuğunu söyledi.

Bunun kendilerini rehavete sürüklememesi gerektiğini belirten Erdoğan, kalan 12 gün içinde çok çalışacaklarını belirterek, ''Ümraniye'de, Ümraniye çöplüğünde ölen 39 merhum kardeşimizin hesabını CHP zihniyetinden sandıklarda soracağız. 12 Haziran, ülkemiz için, İstanbulumuz için, milletimiz için hayırlara vesile olsun. İnşallah yeni bir anayasanın, temel hak ve özgürlüklerin miladı olsun'' dedi.

-MİTİNGDEN NOTLAR-

Başbakan Erdoğan, açılışını gerçekleştirdiği alBakara Genel Müdürlük binasının açılışının ardından parti otobüsüyle halkı selamlayarak, mitingin yapılacağı yeni Ümraniye Meydanı'na geldi.

Miting alanına kadar yol boyunca Erdoğan'a yürüyerek eşlik eden vatandaşların yaktığı meşaleler, yoğun sis dumanı oluşturdu. Mitinge, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da katıldı.

Mitinge katılan vatandaşların, Türk bayrağı ile AK Parti bayrağı taşıdığı görüldü. Bazı vatandaşlar da mitingi evlerinin penceresinden izledi.

Miting sırasında Başbakan Erdoğan'ı slogan atarak protesto eden bir kadın, polisler tarafından ambulansa alınarak, miting alanından çıkartıldı. Miting sırasında sıcaktan bayılan birçok kadına da sağlık ekiplerince müdahale edildi.

Kaynak : haber7.com

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Kılıçdaroğlu'ndan Başbakana: Sayıştay...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Genel Kurulu'ndaki bütçe görüşmelerinde Sayıştay raporları...

Haberi Oku