“Avrupada bir hayalet dolasiyor; Komunizm hayaleti.” diye baslar Karl Marx en onemli eseri Komunist Manifestoya.

 

Komunist Manifesto bu hayalet masalina bir aciklama getirmek adina Karl Marks ve Friedrich Engels tarafindan kaleme alinmistir ancak bu manifestodaki goruslerin tumuyle Marksa ait oldugu daha sonra Engels tarafindan belirtilmistir..

 

Ayni manifestoda Marksin “din bir afyondur” sozu yeryuzunde belkide en cok gonderme yapilan cumlelerden de biridir.

 

Marks her toplumun tarihinin aslinda bir sinifsal mucadele tarihi oldugunu soyler ve insanlarin (ozellikle proleteryanin) icindeki ''dinsel uzuntunun, bir olcude gercek uzuntunun dısavurumu ve bir baska olcude de gercek uzuntuye karsı protesto oldugunu ve dinin ezilen insanın icli ezgisini, kalpsiz bir dunyanın sıcaklıgını, tinin dıstalandıgı toplumsal kosulların tinini olusturdugunu soyler ve din, halkın afyonunu olusturuyor” diye sonlandirir. Yani bir anlamda dindeki yada herhangi bir inanctaki lirizmin halklari uyutmak icin burjuvazinin elinde iyi bir arac olarak kullanilabilecegine isaret etmektedir.

 

Sanirim bu maddeci bir anlayisa sahip Marks gibi bir insan icin kendi icinde tutarli dogal bir mantik orgusudur. Sadece emege, uretici birey veya topluma inanan bu anlayista, dini anlayistaki koturumcu kadercilige sirtini dayamis, sorgulamayan ve tartismayan beyanlara bir konum bulmak elbette cok guctur.

 

Ancak inanci/lirizmi insanin icinden cikarip aldiginizda ve sadece urettiginiz kadar degerli oldugunuz bir anlayisin insan denen muammaya robotic bir misyon yukledigide bir gercektir ve sanirim komunizmin temelleride bu noktadan su almaya baslamis ve hergun hizla gelisen teknoloji karsisinda ruhlarini ayni olcude gelistiremeyen insanin nezdinde biraz daha guc kaybedip gunumuze kadar gelmistir.

 

Ruhu besleyen kanallari (her turlu ruhsal ve metafizik yontem), maddeciligi besleyen kanallar (fen bilimleri) kadar gelistiremedikleri icindir ki insanlar madde otesi alemlere ve bilgiye yabacilasmakta ve bu yabancilasmada icsel bir bilgisizlikten kaynaklanan korkuyu/gizemi tetiklemektedir. Genelde ise insanlar gizemli bilmedikleri seylere daha cok merak saldiklari icin ona karsi daha buyuk bir egilim gosterirler. Bugun yeryuzunde din veya inanc adina yapilan tum yanlisliklarin temelinde bu gizemi ve onu aydinlatacak bilgiyi bireysel anlamda tam cozmeden ve hazmetmeden hareket etmenin yattigina inaniyorum.

 

Sahi ne oldu bu cografyanin yetistirdigi komunistlere? Tavsancali gibi dini duygularin herzaman baskin oldugu topraklarda komunist olmanin bir bilgi derinligi istedigine herzaman inanmisimdir. Ben onlara yani cocuklugumun kendilerine komunist/sosyalist diyen asilerini hep herkesin kose bucak kactigi cuzzamlilara benzetiyorum. Sanki dokunsan onlara yanacakmissin gibi.

 

Bir arkadasim anlatmisti; Komunizmin ne oldugunu bilmedigimiz cocukluk zamanlarimizda, arkadaslarim bana kizdiklarinda “ senin abin komunistmis” diyorlardi. Bu bende adete bir komunizm korkusu yaratmisti, kendi kendime acaba komunizm nasil bir yaratik diye kafamda binbir senaryo kuruyordum. Buyudumde komunist olmadim belki ama o cehalet ve korku ortaminda komunist oldugu icin abime olan saygim bir kat daha artti demisti bana.

 

Benim abimde bir sosyalistti. Nereden ogrendigimi simdi bilmiyorum ama 11-12li yaslarimda babam ile tartisirken, komunistler yada sosyalistler basa gelirse heryerin bir gun Rusyada oldugu gibi demiryolu aglari ile sarilacagini bunun ulasim ve uretkenligi (komur ve petrol tasima gibi) tetikleyecegi ve o gun geldiginde boyle fakir olmayacagimizi soyledigimi hatirliyorum. Galiba bunlari sadece abim sosyalist oldugu icin ogrenmistim o gunlerde kulaktan dolma bilgilerle.

 

1980 darbesinin cil yavrusu gibi dagittigi bu insanlar simdi butun avrupaya dagilmis durumda. Belki kimisi eskisinden daha komunisttir bilemiyecegim ama cogunun gecim derdine dustugunu tahmin edebiliyorum, bir kebab dukkani acmanin telasindadir kimisi simdi. Kimiside yorgun bir demokrat edasiyla herhangi bir avrupa sehrinde herhangi bir devlet kurumunda hayati eskitmektedir muhtemelen.

 

Ne ilginctir ki komunist olmayipta yine de okul siralarina dirsek koyanlarin cogu simdi ya doktor ya muhendis ya da avukat.

 

Simdi dusunuyorumda, kurtulusu toplumsal kurtulus ve uyanista goren komunist abiler hayata neden daha az tutundular, komunist olmayan abilere gore. Gemisini kurtaran kaptanmiydi. Cunku sonucta her iki gurubunda cocuklari iyi okullarda okumayi playstation, nintendo sahibi olmayi istiyordur, ya da guzel formalarla futbol oynamayi, iyi bir is sahibi olmayi, akici bir ingilizce konusmayi. Muhtemelen komunist olmayan abilerin gurubu buna daha yakin. Bu onlarin dogru yaptigini mi gosterir, yoksa vahsi kapitalizm ile henuz o zamanlarda karsilasmamis bu topraklarda komunist olmak icin cok mu erken davrandilar? Fakat galiba darbeciler komunist olmayan abileri daha cok seviyorlardi komunist olan abilere gore???

 

Sahip oldugum sadece cevapsiz sorular ama ben galiba sosyalist/komunist abilere daha cok yakinim. Hayatlarinin baharinda erken yenilgiler aldilar ancak demem odur ki “ Bu yolda galiptir o maglup ey abiler.”

 

Brusk Baran

 

Email: [email protected]

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×