Erdoğan Çankaya'ya çıkmaz
Birçok insan Başbakan'ın Çankaya'ya çıkacağını neredeyse kesin görüyor.
Ankara'da kapalı kapılar ardındaki tartışmaları izlediğinizde durumun net ve
kesin olmadığını görebiliyorsunuz
Doğal olarak Sezer'den sonra Cumhurbaşkanı'nın kim olabileceği konusunda yoğun
bir spekülasyon var. Gayet tabii ki konu açıldığında en fazla merak edilen
mesele de Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmak için hareketlenip
hareketlenmeyeceğiydi. Birçok insan Başbakan'ın Çankaya'ya çıkacağını neredeyse
kesin olarak görüyor. Ancak Ankara'da kapalı kapılar ardında yapılan
tartışmaları izlediğiniz takdirde durumun bu kadar da net ve kesin olmadığını
görebiliyorsunuz. Medyada Ankara'yı en iyi şekilde izleyen ve şifrelerini rahat
çözen AKŞAM'ın Ankara Bürosu'dur ve bu büronun başındaki İsmail Küçükkaya ile
yaptığımız gündelik sabah ufuk turlarından da gördüm ki biz ikimiz bu konuda
aynı fikirdeyiz ve ikimiz de bu aşamada Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmayı tercih
etmeyeceğini düşünüyoruz. Bu sonuç itibarıyla bir yorum gayet tabii ki ama
çoğunluğun yorumlarından farklı. Bu yüzden, nedenlerimizi açıkça yazayım da
belki önümüzdeki aylara damgasını vuracak tartışmada yararlı olur diye
düşündüm...
Konu AKP içinde de yoğun bir şekilde tartışılıyor. Ama bu tartışma genellikle
ideolojik boyutlara girilmeden yapılıyor. Başbakan'ın mutlaka Çankaya'ya çıkması
gerektiğini söyleyen AKP'liler, Demirel ve Turgut Özal örneğini veriyor. Bunlara
göre çoğunluğu kazanan partinin başındaki insan Cumhurbaşkanlığını da hak
etmiştir ve bu hakkını kullanmalıdır. İşin ilginç yanı; Başbakan'ın
Cumhurbaşkanı olmamasını savunan grup da aynı örnekten yola çıkıp 180 derece
farklı bir sonuca varıyor. Bunlar hem DYP hem ANAP liderlerinin Cumhurbaşkanı
olmasından sonra çoğunlukta olan partilerin hızlı bir erime sürecine girdiğini
hatırlatarak aynı akıbetin AKP'nin de başına gelebileceğini ve bu yüzden
Cumhurbaşkanlığı için şu aralar acele edilmemesi gerektiğini vurguluyorlar
Cumhurbaşkanlığı için istekli olduğu bilinen Başbakan'ın da son günlerde
yukarıdaki ikinci grubun endişelerini taşımaya başladığı belirtiliyor. Çankaya
için aceleyle hareket edildiği takdirde AKP'nin uzun dönemde zarar görebileceği
düşünülüyor ve bu iş için en azından bir seçimin daha geçmesinin beklenebileceği
fısıldanıyor. Başbakan ayrıca şu dönemde Cumhurbaşkanı olmasının önemli bir
rejim krizi çıkarabileceğine dair muhalefet partilerinin yaptığı uyarıları da
değerlendirmeye aldı. Başbakan özellikle PKK ile mücadelede açık çek vermiş
olduğu Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile arasının nahoşlaşmasına yol
açabilecek siyasi bir krize neden olmayı da katiyen istemiyor.
Başbakan yakında çıkacağı ABD gezisinde Cumhurbaşkanlığı için Beyaz Saray'dan
destek alabileceğini düşünüyordu. Ancak Beyaz Saray'dan alınan son işaretler
Başkan Bush'tan bu yolda açık bir desteğin şu dönemde katiyen gelmeyeceği
yolunda. Bu nedenle Başbakan da Cumhurbaşkanlığı için en azından yeni bir seçim
sonrasıdaki yılları beklemeye eğilimli.
Tabii AKP içindeki tartışmaların taraflarından alınan bu izlenimler
gerçekleştiği takdirde AKP'nin hem Başbakan hem de devlet aygıtı ile uyumlu olan
bir isim üzerinde anlaşmaya varması gerekecek. Bunun mutlaka bulunacağından
kimsenin kuşkusu yok. 'Bu isim Dışişleri Bakanı Abdullah Gül olabilir mi' diye
sorduğum kaynaklar bunun pek de mümkün görülmediğini söylediler. Bunun tek
nedeni de AKP içindeki güç kavgaları, o kadar...