|
SON DAKİKA
Tavşançalı'da Sağanak Yağış
Tavşançalı'da Gençlik Bayramı
Mervan Isveç U21 Milli Takımına…
Guluzar Sariboga Vefat Etmistir.
MÜSLÜMANLAR EVRİM TEORİSİNE KARŞI GÜÇLÜ BİR MÜCADELE VERMELİDİRLER
Darwin’in evrim teorisi, yaratılışı ve bir yaratıcıya karşı sorumlu olduğumuzu inkar eden sözde bilimsel bir safsatadır. Evrim teorisi bir tek bilimsel alanda boy göstermemekte, sosyolojik alanda da insanları yanıltmaktadır. Toplumların Materyalist (Maddeci) olarak gelişmesine neden olmaktadır. Bu teorinin geçersizliği bilimsel olarak kanıtlanmasına rağmen, ideolojik nedenlerden dolayı dünyada geçerli gibi gösterilmektedir. Evrim teorisi, insanların maymundan evrimleştiğini, evrende oluşan her olayın kendiliğinden geliştiğini, bu yüzden insanların tıpkı bir hayvan gibi sorumsuzca mücadele etmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu teorinin gerekliliğine inanmış kişiler ahlaki değerlerden yoksun, kaba, nezaketten, ince düşünceden, sanattan, estetikten uzak insanların gelişmesini arzu ederler.
Bu yüzden evrim teorisi ve ideolojisi tüm insanlık adına çok tehlikelidir. Bu teorinin arka planında hesaplanan oyunların iyi bilinmesi ve karşıt yönde bilimsel faaliyet yapılması zorunludur. Ancak bazı insanlar bu teorinin insanlığa getirmiş olduğu zararı anlamak istememektedirler. Bu yüzden karşıt yönde ciddi bir mücadele de vermemektedirler. Tam tersine ya göz ardı etmekte yada İslam ile bağdaştırmaya çalışmaktadırlar. Bu teoriyi İslam ile bağdaştırmak, tamamen Kuran’a ve yaratılışa aykırıdır. Kuran’da insanların ve diğer canlıların evrimle oluştuğuna dair hiçbir açıklama bulunmamaktadır. Evrim ile İslam’ı bağdaştırmaya çalışanlar, bu teorinin bilimsel olduğunu sanmaktadırlar. Kendilerini bilimsel anlamda geliştirmediklerinden de, bu teoriyi çürütememekte, en iyisinin hiç karışmamak olduğunu düşünmektedirler. Evrim teorisinin bu kadar kabul görmesinin ve çürütülmüş olmasına rağmen hala okullarda bilimsel bir gerçekmiş gibi okutulmasının nedeni, propagandasının iyi yapılmasındandır. Bu anlamda bazı gazetelerde, televizyon kanallarında, bilimsel dergilerde bu teorinin sürekli propagandası yapılmaktadır. Toplumlara evrim=bilim olarak anlatılmaktadır. Kabul etmeyenler ise bilime karşı olduğu damgası vurulmaktadır. Bilimin samimi olarak üstünlüğünü kabul eden ve objektif olabilen her insan, evrimin geçersizliğini yüreklice ortaya koyabilecektir. Propagandaların etkisinde kalan bazı inançlı insanlar da, “evrim yok’’ diyerek küçük düşeceklerini, bilim dışı olacaklarını sanmaktadırlar. Bu yüzden yaratılışa karşı getirilmiş olan bu teori yanında sessiz kalmayı, pasif olmayı tercih etmektedirler. Oysa bu tutumları Müslümanlık adına çok küçük düşürücüdür. Müslümanlar tam tersine evrimcileri bilimsel alanda yıldırıcı bir faaliyet içine girmelidirler. Yaratılışa karşı yapılan her ideolojinin karşında durmak ve fikri bir mücadele gerçekleştirmek Müslümanların görevidir. Bu anlamda Müslümanlar Allah’a karşı sorumludurlar. Evrim teorisini çürüten en önemli delillerden biri de fosil kayıtlarıdır (Canlıların ölümden sonra taşlaşmış toprak altındaki kalıntıları). Evrim teorisi canlıların bir atası olduğunu ve bütün canlıların bu atadan kademe kademe oluştuğunu öne sürer. Örneğin bu teoriye göre timsahlar, denizde yüzen bazı balıkların karaya çıkma isteği sonucunda yavaş yavaş değişim geçirerek karaya uyum sağlamış ve timsah olmuşlardır. Evrimciler hayal ötesi olan bu örneklerden daha yüzlercesini iddia etmektedirler. Oysa hiçbir fosil kaydı bir canlının kademe kademe değişerek başka bir canlıya dönüştüğünü göstermemektedir. Tam tersine fosiller canlıların birden yaratıldığını göstermektedir. Bu bilgiyi kanıtlar nitelikte araştırmacılar toprak ve kayaların içinden yüzlerce fosil çıkarmışlardır. Evrim teorisini kanıtlayan ise bir tek fosil örneği bulunmamaktadır. Sadece şu bilgi bile evrim teorisini çürütmeye yetecek niteliktedir. Şu halde akılcı insanlara düşen, koca bir yalandan ibaret olan Evrim felsefesini iyi anlamak, insanları Allah’ın zikrinden uzaklaştırmak, kaosa, çatışmaya, ahlaki yozlaşmaya sürüklemek isteyen bu teoriye karşı güçlü bir bilimsel mücadele vermektir. Bu makale 1394 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|