olan mazlum insanları korumaları ve yardım etmeleri gerekmektedir. Kuran ahlakının uygulandığı bir toplumda insan ayrımı yapılmaz, herkes birinci sınıf vatandaş olarak kabul edilir.
Nitekim “Eğer müşriklerden biri, senden ‘eman isterse’, ona eman ver; öyle ki Allah’ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu ‘güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.’ Bu, onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.” (Tevbe Suresi, 6)
Gerçek adalet anlayışı Peygamberimiz (sav) zamanında en güzel şekli ile uygulanmıştır. Günümüzde ise Allah’ın izni ile Hz. Mehdi vesile ile uygulanacaktır. Adalet ve laiklik anlayışı ile birlikte sevgi, barış, huzur, hoşgörü de en hat safhada yaşanacaktır.
Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim Ehl-i Beyt'imden bir zatı gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, O YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAK. (Sünen-i Ebu Davud, 5/92Her düşünceden insana saygı duyan bireylerden oluşan bir toplum laikliği yaşıyor demektir. Laikliği bize öğreten ise Yüce Rabbimizdir. Allah Kuran’da ve diğer kutsal kitaplarda laikliğin nasıl olması gerektiğini haber vermiştir. Bu yüzden Müslümanların tüm dünyadaki farklı görüşten, ırktan ve milletten olan insanlara hoşgörü ve adalet ile yaklaşması farzdır. Laiklik kavramı Kuran ahlakı ile paralel olduğu için her Türk vatandaşının benimsemesi gereken bir konudur. Kemal Atatürk bu konu hakkında şöyle söylemiştir:
Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz de dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, devlet ve millet işleri ile karıştırmamaya çalışıyoruz. Kasta ve eyleme dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (Dr. Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, Ankara, 1971 Ahmet Gürtaş, s. 34)
Kuran’da değil insanlara inançlarından dolayı zulmetmek, hiçbir delil olmaksızın olumsuz düşünmek dahi haram kılınmıştır. Müslümanlar İslam’ı tebliğ ederken de insanlara asla baskıda bulunmamalı, en güzel öğüt ile çağrı yapmalıdırlar. Ancak bu şekilde diğer insanların da hakkı görmelerine güzel bir yolla vesile olabilirler. Zira baskı yaparak anlatılan din bazı insanların İslam’a karşı nefret beslemelerine neden olabilir. Bu, Kuran’ın özüne aykırı bir durumdur.
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir. (Nahl Suresi, 125)
Yeryüzünde üç kutsal dine mensup insanlar olduğu gibi inançsız yada başka ilahlar edinmiş insanlar da vardır. Müslümanlar hangi inançtan olursa olsun tüm insanlara hoşgörülü davranmakla yükümlüdürler. Kişinin İslam’ı seçmesi veya seçmemesi kendi hür iradesi ile olmalıdır. Zorla ibadet etmek Allah’ın beğenmediği bir tavırdır. Çünkü ibadet hür irade ile Allah’a adanarak yapıldığında değerli olur.
Herkesin bildiği üzere Rabbimiz Kuran’da üstünlüğün sadece takva ile olduğunu bildirmiştir. Bir milletin laiklik uygulamasında da bütün bireyler söz söyleme ve yönetme hakkına sahiptir.
Allah her millette özgü gelenek ve görenekler, diller ve kültürler yaratmıştır. Bu, Allah’ın üstün yaratma sanatının bir tecellisidir. Allah bunu dünyada bir süs ve güzellik olarak yaratmıştır. Rabbimiz dileseydi tüm insanları tek çeşit olarak yaratabilirdi.
Göklerin ve yerin yaratılması ile dillerinizin ve renklerinizin ayrı olması, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, alimler için gerçekten ayetler vardır. (Rum Suresi, 22)
Demokrasinin temel öğelerinden biri ise adalet kavramıdır. Adalet kavramını da yine Kuran bizlere öğretmektedir. Allah’ın emri üzerine Müslümanların başka bir milletten ve ırktan
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
umit hamza 6 yıl önce

Yoksa, Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi onlara kanun kılacak ortakları mı vardır? Eğer azabı erteleme sözü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz zalimler için can yakıcı bir azap vardır. (Şura Suresi 21)

Acik ve net bir sekilde (oda sadece ayet yazdim hadislere dokunmadan) gorebiliyoruzki kanun Allah cc tan kuranla indi ve kim bu kuranla hukmetmezse kafir zalim ve fasik oluyor
Bolye bir durumda adalet kelimesi nasil olurda adaletsiz olan laiklik ile zikredilir? ikisine birden inanan tipki Rasullullah saw zamanindaki musriklerden hic bir farki yoktur onlarda Allah in Rabb sifatina inaniyordu ama ilah sifatinda ona ortak kosuyorlardi. Allah a giden yol birdir, iman etmeden once Tagut ve Taguti sistemleri reddederek saf bir imanla Allaha cc yonelmek boylece sirkten uzak olmaktir ve buda Rasullullah i saw bir yol gosterici olarak Kabul etmekten gecer.

Esselamu alaykom

Umit hamza

Misafir Avatar
umit hamza 6 yıl önce

Maide suresi
44. Gerçekten Biz, içinde bir hidayet, bir nur bulunan Tevrat'ı indirdik. Kendilerini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bir de Allah dostları ve ilim adamları da Allah'ın kitabını muhafaza etmekle görevli olmaları ve üzerine şahit olmaları dolayısıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin! Ey hakimler, her kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, onlar hep kafirlerdir.

45. Biz, onda onların üzerine şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, dişe diş, yaralamada ödeşme. Kim de bu hakkını sadakasına sayarsa, o, günahlarının bağışlanmasına vesile olur. Her kim de Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, onlar hep zalimlerdir.

Ayette hukum kime ayittir belli, bu ayet laiklige zittir ve laikligi takip eden hukumde sirk islemislerdir, sirk Allah ortak kosmaktir.. hukumde medeti politikada aramak Allah in gorevini besere vermektir

Misafir Avatar
Umit Hamza 6 yıl önce

Laiklik

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Atla: kullan, ara


Laiklik veya laisizm (Fransızca: Laïcité); devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir. Fransızca'dan Türkçe'ye geçmiş olan "laik" sözcüğü, "din adamı olmayan kimse; din adamı dışında kalan halk" anlamına gelen Latince "laicus" sözcüğünden gelmektedir. Roma döneminde din adamlarına "Clerici" din adamı olmayanlara da "Laici" adı veriliyordu. Aynı terimin İngilizce karşılığı secularism olup, Latince bir kelime olan çağ anlamına gelen saeculum kelimesinden geçmiştir. Kavramlar, her iki biçimde de cismi ve bilimsel olan ile soyut ve dinsel olanın birbirine karıştırılmamasını ifade etmektedirler.

laikligin manasi budur, bu yaziyi yazan sahis diyorki laiklik kurani kerimdendir, yazdigi hic bir ayet laikligi aciklamiyor hatta tam tersi kanun koyucu Allah cc dir, hukum ancak Allahindir.