|
SON DAKİKA
Norvecte 17 Mayis ve Restorant…
Temsilcimiz Mervanın Golü Galibiyete Yetmedi
Tavsancali'da Dualar Yağmura Dönüştü.
Başkandan Sanal Mezarlık Yorumu
Babam ve onun gibilerin zaferiTürkiye biraz babam gibidir, babam da biraz Türkiye!...Gazeteciliğe başladığım günden beri her seçim döneminde, muhakkak babamı arar, O’na “hangi partiye oy vereceksin?” diye sorar, bu şekilde seçimlerin ‘hava durumunu’ alırım. Bu benim için önemlidir. Zira, benim de sonradan bir soruyla keşfettiğim, ‘babam ve onun gibilerin’ çok ilginç bir özelliği vardır. Bir gün babama geçmişten bu yana hangi partilere oy verdiğini tek tek saydırdım. Ve oradan müthiş bir haber çıktı.! Babam bunun farkında değildi ama oy verdiği bütün partiler, o seçimde mutlaka işbaşına gelmişlerdi. 80 öncesi, hem Demirel’e hem Ecevit’e oyu nasip olmuş babamın. 80’den sonra girdiği bütün seçimlerde Turgut Özal’a, 91 seçimlerinde DYP’nin başındaki Demirel’e, 95’te Refah Partisi’ne, 99’da MHP’ye oy verdi. 2002’den bu yana girdiği bütün seçimlerde Ak Parti’yi tercih etti. Bu partilerin hepsi, babamın oy verdiği seçimlerin ardından ya tek başına ya da, koalisyon ortağı olarak hükümet kurdu. *** Peki bu seçim öncesi ‘babamın havası’ nasıldı mıydı? Sordum elbet. Birkaç kere… Ve her konuştuğumda daha önce başka hiçbir lider için kullanmadığı bir cümle kurdu. “Allah bana 50 sene, Tayyip Erdoğan’a da 50 sene daha ömür verse (amin!) girdiği bütün seçimlerde hep O’na oy veririm.”dedi. Şuna Ak Parti’nin yüzde 50 lik seçim zaferi sonrası şimdi bir kez daha ikna olmuş durumdayım. Türkiye’deki iktidarları babam ve O’nun gibileri getirip, yine onlar götürüyor. Bendeniz, siyaset terminolojisi içerisinde kalarak onlar için bir kavram bile uydurdum. Merkez sağ, merkez sol gibi eskimiş laflardan yola çıkarak ‘ortanın ortası’ diyorum onlar için. Aklıma gelen bazı ortak özelliklerini şöyle sıralayabilirim. -Birbirlerinden haberdar olmasalar da, aynı duygularla sandık başına gidiyorlar. -Eğitim seviyeleri lise ve altı düzeyde olsa da, biraz tarihi genlerden geldiğini düşündüğüm yüce vasıflarından biri olan ‘basiret gözüyle’, bütün partilere ve bütün liderlere gerektiğinde ‘ayar çekip’ ince ince mesajlar veriyorlar. -Herhangi bir partiye sadakat bağı ile bağlı olmadıkları halde, başarılı buldukları bir partiye ve lidere, yukarıda alıntıladığım cümle de olduğu gibi, coşkulu bir hayranlık besleyebiliyorlar. -Onları en fazla coşturan şeyin, ‘refah ve kalkınma’ olduğunu fark ettim. Ülkenin zenginleşmesi, bu kesimi inanılmaz mutlu ediyor. Mesela ilginçtir, ben son bir yıl içinde babamın sık sık Yunanistan’daki ekonomik krizi hatırlatıp, büyük bir gurur yaşayarak Türkiye’yi oralarda olup bitenlerle karşılaştırmasına şahit oldum. -Aynı zamanda inanılmaz rasyonel olmak gibi bir özellikleri var. Kimin vaatlerinin gerçekçi kiminkinin uçuk kaçık olduğunu ‘şıp diye’ anlıyorlar. Bu yüzden bundan sonraki seçimlerde karşılarına çıkacak olan siyasilere buradan “sakın onları kandırmaya çalışmayın!” diye çağrıda bulunabilirim. -Çok fazlalar. Bilmiyorum ama milyonlarca diyebilirim. Bu kadar güçlü olduklarının kendileri de farkında değiller. Çünkü birbirlerini tanımıyorlar. Ama sanki bir cemaat disipliniyle birbirlerine bağlıymışlar gibi her seçimde aynı partiye oy verip iktidara taşıyabiliyorlar. Bu da onları, en güçlü seçmen kitlesi haline getiriyor. -Özellikle istikrarsızlık dönemlerinde kolay parti değiştirebiliyorlar ama siyaset mühendislerinin, yapay manipülasyon ustalarının onlar üzerinde yaptıkları hesaplar hep ters düşmüştür. -Ordumuzu çok seviyorlar, ama onların kendi işleriyle uğraşmalarını, siyasete bulaşmamalarını istiyorlar. Bu yüzden her darbe sonrası darbelerin mağduru olanları, her muhtıra sonrası muhtıralara karşı ‘delikanlı’ olanları desteklemiş ve onları iktidara taşımışlardır. -Bir de haber izlemeyi, dinlemeyi çok seviyorlar. Memleketin gidişatın bu sayede çok iyi takip edebiliyorlar. Eski günleri de bugünleri de iyi biliyorlar ve dünle bugün çok iyi karşılaştırabiliyorlar. Elbette bütün bu yazdıklarımı bilimsel bir temele oturtmuyorum. Bu, siyaset bilimcilerin, sosyologların falan işi. Ben sadece kendi başıma yıllardır yaptığım gözleme ve babamla aramızda geçen siyaset konuşmalarına bakarak bu sonuçlara ulaştım. İsterseniz siz de biraz etrafınıza bu gözle bakın. Evinizde yanıbaşınızda, ya da bir kahve köşesinde rastlayabilirsiniz onlara. Bu şekilde oy verdiği partiyi, bütün seçimlerde iktidara taşıyan ne kadar çok insan olduğunu fark edeceksiniz. Durun bir de slogan uydurdum onlar için. “Türkiye biraz babam gibidir, babam da biraz Türkiye!...” Mehmet Acet - Haber 7acetmehmet@hotmail.com Kaynak : haber7.com
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|