Rojda Röportajı
Rojin Röportajı
Fevzi Kilic Röportajı
Bawercan Röportajı
 
 

E.Güven:

Öncelikle bazı kesimlerin bir iddiası var , Ahmet Kaya ölmedi ,yaşıyor. Bu söylentiler hakkındaki görüşleriniz ,sizin ve çocuklarınızın hayatlarını olumsuz yönde etkiliyor mu ?

 

Gülten Kaya :

Bu söylentileri ben de duyuyorum ama, bizim için onun yokluğundan daha ötede bir olumsuzluk olmayacağı için, bunların varlığı hayatımızda artı bir olumsuzluk yaratmıyor. Ayrıca o bizim kalbimizdeki cennette ve sıcacık yuvamızda zaten.

Bu iddiaların asıl nedeninin, Sevgili Ahmet’imizin bu kadar haksız ve bu kadar zamansız olarak aramızdan ayrılması ve bunun inanılması gerçekten çok zor bir gerçek olduğunun asla kabullenilmemesi olduğunu düşünüyorum.
 

 

 

Ahmet Kaya bir ödül töreninde Kürtçe klip ve şarki yüzünden “vatan haini” ilan edildi ama şu anda Türkiye´de Kürtçe şarki söylemek serbest. Sizce bu adil bir davranişmi ?                                       

Adalet kavramını sorgulamaya kalkarsak, ben bununla ilgili binlerce sayfa konuşabilirim ama hayatın bile adil olmadığına inanan birisine ‘adalet’ i sormamalısınız bence. Elbette adil değil. Kaldı ki ben kürtçenin şu anda serbest olduğuna inanan birisi de değilim. Hiç bir dil ve hiç bir kültür yasayla yasaklanamaz ya da serbest bırakılamaz.Vardır, en doğal ve en insani ve en temel haktır ve bu hakkı teslim almak kimsenin haddine değildir!

 Dolayısıyla, bir meclis kararı ya da çıkarılan bir yasayla serbest bırakılan diller ya da kültürler, aynı şekilde, değişen iktidarların değişen uygulamaları ile yeniden yasaklanabilir. Dolayısıyla, bu en temel hakkın, neredeyse bir keyfiyetle serbest bırakıldığının söylenmesi beni heyecanlandırmadığı gibi, incitiyor da...

 
 

Dediğimiz gibi  Kürtçe şarkilar serbest ,bu konuda Ahmet Kaya´nin rolü nekadardi sizce ?

Biz resmi web sitemizde (www.ahmetkaya.com) bununla ilgili bir anket yaptık. Yaklaşık 18 bin kişi, sanatı ve kişisel duruşu itibariyle çok önemli katkısının olduğu biçiminde oy kullandı. Ben de böyle düşünüyorum ama ne yazık ki bedeli bizim açımızdan çok ağır ve çok acımasızca oldu biliyorsunuz.

 

Ödül töreninde öfkeler havada uçuşurken buna seyirci kalan  Kürt asilli sanatçilara bir tepkisi oldumu eşinizin ?

Ahmet Kaya’nın en çok sevdiğim yanlarından biri daima cesur davranması olmuştur. Bu cesaretin karşısına diğer tavrı koyduğunuzda, ortaya bir zavallılık ve korkaklık çıkıyor tabii. Ahmet Kaya kimsenin cesaretsizliği ile uğraşmaz, böyle konuları hep halka bırakırdı. Bu ‘kardeşlik türkülerinden’ dem vuranlara inananlar da vardır elbette ama, tarih daima doğrulara açar sayfalarını. Dünyevi işler peşinde ömür tüketenlerle, hayata ve insanlık tarihine hiç bir katkısı olmayanlarla ilgili uzun boylu şeyler söylemek istemiyorum. Onların kimler olduğu belgeleri ile ve tarih önünde mevcut zaten.  

 

Siz Ahmet Kaya'nin en yakin hayat arkadaşiydiniz. Ahmet Kaya nelere isyan ederdi ?

En çok haksızlığa isyan ederdi.

Anti-demokratik yasalara ve uygulamalara, bunun sokağa yansıyan yüzünde, öğrencilerin, işçilerin, aydınların, annelerin maruz  bırakıldığı uygulamalara, yoksulluğa, yanlızlığa, çaresizliğe, teslimiyete, hukuksuzluğa, ücret eşitsizliğine ve daha onlarca şeye isyan ederdi.

 

         
 

Ahmet Kaya´nin son yilinda avrupada verdiği konserlerinden birinde bende bulunmustum.Kendisi aynen şöyle demisti : Türklerin Ibosu , Mahsunu varsa Kürtlerinde Ahmet Kaya'si var. Sizce eşiniz Kürt veya Türk halkindan hakettigi ilgiyi bulabildimi tum hayati boyunca ve özellikle son yaşadiklarinin sonrasinda.

 

Bu ironik bir cevap tabii. Genelleme yapmak istemiyorum ama, bir yanda onu yanlızlığa terkedenler varken, diğer yandan da onu şu anda bile yanlız bırakmayan bir halktan bahsediyoruz. 

Yine de; Onun yaşadığı yanlızlığın halkla değil, kendisini ‘Ahmet Kaya dostu’ilan edenlerle ilişkisi var. Asıl beklentisi onlardan yanaydı ve onlar büyük bir umarsızlık ve duyarsızlık içindeydiler.

 

Ahmet Kaya ne tür müzikten hoşlanirdi kimleri dinlerdi ?

Türküleri çok severdi. Türkü dinlerken ağladığına çok tanık oldum. Türkülerdeki felsefeyi ve derinliği inanılmaz bulurdu. Halkın en saf ve en temiz duyguları türkülere yansıdığı için, en çok bunlardan etkilnirdi. Dünya müziklerini de, işi gereği de olsa dinler ve izlerdi ama, bunların içersinde rock, jazz ağırlıklı türlerdi.  

 

Hayatinda çok isteyipte yapamadiği veya ulaşamadiği birşey varmiydi ?

Elbette vardı. Örneğin; Melis (kızımız) üniversiteye başladığında, ikimizin, birer sırt çantası ile Latin Amerika ülkelerini dolaşmamızı çok istiyordu. Nazım Hikmetin Kurtuluş Savaşı Destanı’nı senfonik olarak bestelemeyi, Pir Sultan Abdal’ı bağlama ile yeniden yorumlamayı ve sinema filmi yapmayı ve daha bir çok şeyi yapmayı çok istiyordu.
Ahmet Kaya yaşasaydi Türkiye´ye dönermiydi bu olanlardan sonra ?

Ahmet Kaya burdan gittiği günden itibaren, hemen her gün ve her an Türkiye’ye dönmeyi düşünüyordu. Onu biz engelliyorduk, çünkü burada geliştirilen bir linç psikolojisi vardı ve hiç can güvenliği yoktu. Sürekli olarak; “Herkes benim gemileri yaktığımı düşünüyor ama hiç öyle değil! Bir kenara bağladığım küçük bir kayığım var, bir gece hiç kimseye haber vermeden o kayığa atlar ve karanlık sularda kürek çekebilirim” derdi.

 

Ahmet Kaya hiç iç anadolu köylerini ve kasabalarini gezdimi?

Elbette...Bunu yapmaktan çok keyif alırdı. O halkla muhabbet etmekten, tereyağında köy yumurtası yiyip, ayran içmekten, serin köy akşamlarında yorgana sarılıp uyumaktan. Yaşlı köy insanlarıyla sazlı-sözlü muhabbet edip, memleket meseleleri konuşmaktan, onların bilgeliğinden ve halk kültüründen faydalanmaktan...Yani, halkın öğrencisi olmaya çok değer verirdi.

 

Türkiye´de geçen mart ayinda seçim heyacani yaşanmişti , Ahmet Kaya hiç Belediye Baskan adayi olmak istemişmiydi , istediyse hangi  yer?

Hiç Belediye Başkanı vs olmayı istemedi. Evet, çok teklif aldı ama, bunları hiç dikkate almadı.  

 

Sorularimizi en içten duygularla cevaplandirdiğiniz ve bizi onurlandirdiğiniz için Tavsançali halki adina teşekkürler...

Ben de teşekkür ediyorum...  

 

 

                        

 

                                      Bu röportajin tüm hakki Tavsancali.net'e aittir.E.Güven 2004